Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları üzerinden süren anlaşmazlık, bu kez denizaltından geçirilecek bir veri kablosu için yapılması planlanan araştırmalar nedeniyle yeniden gündeme geldi. East to Med Data Corridor (EMC) projesi kapsamında görev yapacak KOBI RUEGG araştırma gemisi için Türkiye ve Yunanistan’ın birbirine zıt NAVTEX duyuruları yayımlaması, bölgede yeni bir diplomatik gerilim başlığı oluşturdu. Tartışmanın merkezinde, araştırma faaliyetlerinin hangi ülkenin yetki alanında gerçekleştirileceği ve faaliyetleri düzenleme konusunda hangi makamın yetkili olduğu soruları bulunuyor.

ANTALYA NAVTEX İSTASYONU TÜRKİYE’NİN İZNİNİ DUYURDU

Antalya NAVTEX İstasyonu tarafından yayımlanan 1032/26 numaralı duyuruda, KOBI RUEGG gemisinin 21 Ekim 2026’dan itibaren EMC denizaltı veri kablosu sistemi için jeofizik araştırmalar gerçekleştireceği bildirildi. Türk duyurusunda, araştırma faaliyetlerinin yetkili Türk makamlarıyla koordine edildiği ve Türkiye tarafından izin verildiği belirtildi. Açıklamada, araştırma güzergâhının Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı iddiası kapsamında değerlendirildiği ifade edildi. Duyuruda geminin izleyeceği güzergâhın koordinatları da sıralandı. Böylece araştırmanın yapılacağı alan ve faaliyet koridorları resmî denizcilik duyurusuyla ilan edildi.

H V O T6 Ad W A A A X C P3

YUNANİSTAN’DAN KARŞI NAVTEX: “GEÇERSİZ VE HÜKÜMSÜZ”

Türkiye’nin duyurusuna karşılık Yunanistan’ın Girit’teki Iraklio NAVTEX İstasyonu, 1337/26 numaralı karşı duyuruyu yayımladı. Yunan makamları, Türk NAVTEX’inin yetkisiz bir istasyon tarafından yayımlandığını öne sürdü. Araştırma güzergâhındaki koordinatların büyük bölümünün, özellikle belirtilen noktaların, uluslararası hukuk ve Yunanistan’ın 4001/2011 sayılı yasası çerçevesinde Yunan kıta sahanlığında bulunduğunu savundu. Yunan duyurusunda ayrıca söz konusu jeofizik araştırmaların 2 Ekim 2026 tarihli Yunan izin belgesinde belirtilen koşullara uygun yürütülmesi gerektiği belirtildi. Karşı duyuruda, güzergâhın Yunanistan’ın NAVTEX hizmet alanında bulunduğu ve bu bölgede NAVTEX mesajı yayımlama yetkisinin Iraklio İstasyonu’na ait olduğu ileri sürüldü. Yunan makamları bu gerekçelerle Türkiye’nin 1032/26 numaralı duyurusunu “geçersiz ve hükümsüz” olarak nitelendirdi.

AYNI GEMİ, AYNI ARAŞTIRMA: İKİ FARKLI YETKİ İDDİASI

Yaşanan gelişmede dikkat çeken nokta, aynı araştırma gemisinin aynı proje kapsamındaki faaliyetleri için iki ülkenin farklı yetki iddiaları ortaya koyması oldu. Türkiye, araştırmaların kendi makamları tarafından koordine edildiğini ve izin verildiğini bildirirken Yunanistan, güzergâhın kendi kıta sahanlığında bulunduğunu ve ilgili araştırmalar için Yunan izninin geçerli olduğunu savunuyor. Bu durum, geminin işletmecisinin araştırma faaliyetleri için hangi makamlara başvurduğu, hangi izin belgelerine sahip olduğu ve güzergâhın hangi hukuki çerçevede belirlendiği sorularını gündeme getiriyor. Bununla birlikte, iki ülkenin NAVTEX yayımlaması tek başına deniz yetki alanlarına ilişkin ihtilafı çözmüyor. Tarafların duyuruları, kendi yetki iddialarını ve faaliyetlere ilişkin tutumlarını ortaya koyuyor.

H V I Z0O F W0 A A C Sk

İNGİLİZCE AÇIKLAMANIN TÜRKÇESİ: “TÜRKİYE’NİN NAVTEX’İ GEÇERSİZ”

Tartışmaya ilişkin paylaşılan İngilizce açıklamada şu ifadeler kullanılıyor:

“Türkiye’nin NAVTEX duyurusu geçersizdir. Antalya İstasyonu, Yunanistan’ın Iraklio İstasyonu’nun sorumluluk alanı içinde NAVTEX uyarıları yayımlama yetkisine sahip değildir. Türkiye’nin iddiaları, uluslararası düzeyde belirlenmiş NAVTEX sınırlarını geçersiz kılamaz.”

Bu ifadeler, Yunanistan’ın karşı duyurusundaki yaklaşımı yansıtıyor. Ancak söz konusu metin, tek başına uluslararası hukuk bakımından kesinleşmiş bir karar veya bağımsız bir uluslararası kuruluşun hükmü olarak değerlendirilmemeli; Yunan tarafının yetki itirazı ve hukuki iddiası olarak aktarılmalı. NAVTEX hizmet alanlarının sınırları ile deniz yetki alanlarına ilişkin kıta sahanlığı iddiaları da aynı hukuki mesele değildir. Bir NAVTEX istasyonunun denizcilik uyarısı yayımlama sorumluluğu, tek başına o bölgedeki egemenlik veya kıta sahanlığı ihtilafını çözüme kavuşturmaz.

114381244 9557C5Ac C4Fb 4472 A9B6 5974800C360D.jpg

EMC PROJESİ, ELEKTRİK BAĞLANTISI PROJESİNDEN FARKLI

Tartışmaya konu olan East to Med Data Corridor (EMC), denizaltı veri kablosu projesi olarak tanımlanıyor. Bu proje, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında planlanan elektrik bağlantısı projesiyle aynı değil. Bununla birlikte, her iki girişimin de Doğu Akdeniz’de denizaltı altyapıları ve deniz yetki alanları tartışmalarıyla aynı geniş jeopolitik bağlamda gündeme gelmesi, bölgedeki gelişmelerin önemini artırıyor. KOBI RUEGG gemisinin araştırma faaliyetlerine ilişkin karşılıklı duyurular, Doğu Akdeniz’de denizcilik faaliyetlerinin yalnızca teknik izinlerden ibaret olmadığını; güzergâhların, koordinatların ve yetki iddialarının da diplomatik açıdan önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.

Antalya’nın 11 ilçesinde TOKİ satışı: İlçe ilçe fiyat listesi
Antalya’nın 11 ilçesinde TOKİ satışı: İlçe ilçe fiyat listesi
İçeriği Görüntüle

GÖZLER ARAŞTIRMA GEMİSİNİN FAALİYETLERİNDE

Türkiye’nin yayımladığı NAVTEX ile Yunanistan’ın karşı duyurusu arasındaki uyuşmazlığın nasıl ilerleyeceği merak konusu. Araştırma gemisinin faaliyetlerini hangi izinler doğrultusunda sürdüreceği ve tarafların yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı, Doğu Akdeniz’deki gelişmeler açısından önem taşıyor.

Mevcut durumda iki ülke de kendi yetki iddiasını duyurularla ortaya koyarken, deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlık devam ediyor.

HABER: UĞUR FİDAN

Kaynak: GÜNCEL ANTALYA