Antalya’da çöp dökmek için evinden çıkan 46 yaşındaki İbrahim Uysal, karşılaştığı manzara üzerine tarihi bir eserin çöpe atıldığını fark etti. Muratpaşa’da bir konteynerde bulduğu sedyenin ahşap kollarındaki 1915 damgalarını, eski kumaşını ve el işçiliğiyle hazırlanmış demir parçalarını inceleyen Uysal, eserin geçmişini araştırmaya başladı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile iletişime geçen Uysal, görsellerini yetkililere ilettiği sedyenin tescil edilmesinin ardından eseri Çanakkale’deki savaş müzesine bağışladı.
ÇÖP KONTEYNERİNDE 1915 DAMGALI SEDYE BULDU
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde zabıta memuru olarak görev yapan İbrahim Uysal, Muratpaşa ilçesinde evinden çöp atmak için çıktığı sırada komşusunun uyarısıyla konteynerdeki sedyeyi fark etti. İlk anda ne olduğunu anlayamayan Uysal, sedyenin iki yanında bulunan 1915 tarihli damgaları, parçalanmış kumaşını ve ahşap kollarını görünce bunun eski bir askeri sedye olabileceğini düşündü. Demir aksamındaki el işçiliği de dikkatini çekince eserin tarihini araştırmaya karar verdi.

TARİHİ SEDYE 3,5 AYLIK ARAŞTIRMANIN ARDINDAN TESCİLLENDİ
Sedyenin fotoğraflarını Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’na gönderen Uysal, yetkililerden gelecek yanıtı beklemeye başladı. Yaklaşık 3,5 ay süren araştırma ve incelemelerin ardından sedyenin tarihi niteliği doğrulandı. Uysal, yetkililerin kendisinden eseri korumasını istediğini belirterek, incelemeler sırasında başka savaş müzelerindeki örneklerle de karşılaştırma yapıldığını anlattı. Tarihi sedye, işlemlerin tamamlanmasının ardından Çanakkale’ye götürülerek savaş müzesindeki yerini aldı.
“İKİ TARAFINDA 1915 KABARTMASI VARDI”
Sedyeyi ilk gördüğü anı anlatan İbrahim Uysal, tarihi bir eser olabileceğini düşündükten sonra araştırmaya başladığını belirterek şunları söyledi: “Askeri, tarihi bir sedyeydi. Hatta iki tarafındaki kollarda 1915 kabartması da vardı. Çok eski ve gerçek olabileceğini düşünüp araştırmalar yapmaya başladım. Çanakkale Savaş Müze'sindeki yetkililerle görüştüm, benden görselleri istediler ve gönderdim. 3 ay sonra dönüş yaptılar, gerçek olduğunu, diğer dünya savaş müzelerini araştırdıklarını ve bir orijinalinin İngiltere'de birisin de bizde olduğunu söylediler. En kısa sürede teslim alacaklarını ve muhafaza etmem gerektiğini söylediler. Ben de böyle önemli bir tarihi, tarihe bağışlamak isterdim ve Çanakkale Savaş Müzemize bu nadide eseri bağışladım.”

“ÜZERİNDE KAN LEKELERİ VARDI”
Sedyenin kumaşında çok sayıda kan lekesi bulunduğunu belirten Uysal, bunların kaynağının araştırılması gerektiğini söyledi. Lekelerin savaş döneminden kalmış olabileceğini düşündüğünü ifade eden Uysal, şöyle konuştu: “Üzerinde çok fazla kan lekeleri vardı, ayrıca araştıracaklarını söylediler. Bu anlamda da belki bir şehit kanı vardı üzerinde. Üzerinde şehit kanı olduğunu düşündüğümüz sedye ancak tarihe emanet edilebilirdi”
“SADECE VATANDAŞLIK GÖREVİMİ YAPTIM”
Muratpaşa’da yaşadığı mahallenin geçmişine de değinen Uysal, bölgenin mübadele döneminde Giritli göçmenlerin yerleştiği yerlerden biri olduğunu belirtti. Sedyenin tarihinin uzmanlar tarafından daha ayrıntılı araştırılabileceğini söyleyen Uysal, eseri müzeye bağışlama kararını şu sözlerle anlattı:
“Mübadele zamanında Giritli göçmenlerimizin bir arada olduğu ve birlikte geldiği bir mahallede yaşıyorum. Belki de bir şehit vardı üzerinde, bunu tarihçiler daha iyi bilecektir. Üzerindeki demirlerin dahi işlenmiş olması, el emeği olması, dövme demirden olması ilgimi çekti. Ve kesinlikle bize ait olduğu net. Çok bir şey yapmadım, sadece vatandaşlık görevimi yaptım”





