Antalya Barosu’nun 18 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen genel kurul ve seçimleri sonrasında başlayan tartışmalar sürüyor. Seçimden bir gün önce adaylıktan çekildiğini duyuran Avukat Alperen Erol, hakkında ortaya atılan iddiaların ardından sessizliğini bozdu. Erol, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada seçim sürecinde yaşadıklarını anlatarak divan başkanlığının tutumuna yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı.

ANTALYA BAROSU SEÇİMLERİNDE TARAFSIZLIK TARTIŞMASI
Antalya Barosu eski delegelerinden Avukat Mehmet Şimşek’in, Divan Başkanı Zafer Köken’in Erol’u adaylıktan çekilmeye zorladığı yönündeki iddiası da tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Erol’un açıklaması, seçim sürecinde yaşananlara ilişkin kendi değerlendirmesini ortaya koydu.
Erol, genel kurulda seçime tek adayla gidilmesine tepki gösterdiğini ve bu sırada başkanlık adaylığına ilişkin yazılı başvurusunun bulunmadığının kendisine söylendiğini belirtti. Bu yaklaşımın, adaylığının kabul edilip edilmeyeceği konusunda seçim divanının tarafsızlığına ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
Divan başkanlığı seçimi öncesinde de kendisine çeşitli talepler iletildiğini aktaran Erol, önerilen divan başkanı yerine başka bir isim üzerinde uzlaşılması ve divan başkanlığı seçiminin oylamaya sunulması yönünde kendisine ciddi talepler geldiğini ifade etti. Ancak kısıtlı süre içerisinde uzlaşma sağlanamadığını kaydetti. Erol, meslektaşlarının tepkilerine rağmen divan başkanının geri çekilmesini istediğini ancak bu talebinin kabul edilmediğini belirterek, seçim sürecinde yaşadığı baskının yalnızca usule ilişkin bir tartışma olarak değerlendirilemeyeceğini öne sürdü.

“PSİKOLOJİK BASKI İTİBARIMI ZEDELEYECEK NİTELİKTE OLUŞMUŞTUR”
Adaylığının kabul edilmeyeceği yönündeki söylemlerin, adaylık konuşmalarının başlamasına kısa süre kala gündeme geldiğini belirten Erol, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Seçim hakiminin değerlendirmesine tabi olması gereken bir konuda (Gerekçeli Süre Tutum-Temyiz CMK 295 * Ağır Ceza: Beraat - Antalya Barosu: Kınama -2022 Tarihli), ve seçim kurulunun sözlü onayına rağmen, Divan Başkanı tarafından yetki sınırlarını aşan açıklamalarla adaylığımın kabul edilmeyeceği yönünde psikolojik baskı itibarımı zedeleyecek nitelikte oluşmuştur.”
Erol, söz konusu durumun adaylık sürecini doğrudan etkilediğini savundu. Divan başkanının tutumuna ve adaylığının kabul edilmeyeceği yönündeki söylemlere tepki gösteren Erol, hukuka aykırı bulduğunu belirttiği bu yaklaşım karşısında adaylıktan sözlü olarak çekilmek zorunda kaldığını ifade etti.
TEK ADAYLA SEÇİME GİDİLMESİNE TEPKİ GÖSTERDİ
Seçimde tek adayla yarışılmasına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Erol, adaylığını sürdürmesi durumunda alabileceği oylardan duyulan endişenin tek adayla seçime gidilmesi yönündeki tutumda etkili olduğu kanaatinde olduğunu söyledi. Erol, kendisi açısından meselenin yalnızca baro başkanlığını kazanmak olmadığını vurgulayarak hukukun üstünlüğünün, demokratik seçim ilkelerinin, tarafsızlığın ve avukatların iradesinin korunması gerektiğini savundu.
“BU BİR VAZGEÇİŞ DEĞİL, DAHA GÜÇLÜ BİR BAŞLANGIÇ”
Açıklamasının sonunda adaylıktan çekilme kararını bir geri adım olarak görmediğini belirten Erol, gelecek dönem için hazırlık mesajı verdi. Erol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Benim için önemli olan bir makamı elde etmek değil, o makama giden yolun hukuka, demokrasiye ve meslek etiğine uygun olmasıdır. Yaşananları ve sözlü olarak adaylıktan çekilme nedenlerimi Antalya Barosu avukatlarının ve kamuoyunun takdirine sunuyorum. Bu bir vazgeçiş değil, daha güçlü bir başlangıçtır. Bir sonraki döneme daha güçlü ve kararlı hazırlanacağız. Mücadelemiz bitmedi, sözümüz var!”
HABER: AVNİ BAĞÇALI





