<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Güncel Antalya</title>
    <link>https://guncelantalya.com</link>
    <description>Antalya'nın en güçlü ve güncel haber sitesi, Antalya, haber, Antalya haber sitesi, antalya online haber, sosyal medya, haber, antalyadan haberler, antalyaguncel, guncelantalya, antalya haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://guncelantalya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 06:23:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ruhi Çenet'in test sonuçları belli oldu!]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/ruhi-cenetin-test-sonuclari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/ruhi-cenetin-test-sonuclari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölümcül hantavirüs vakalarıyla gündeme gelen MV Hondius adlı gemide bulunan YouTuber Ruhi Çenet, sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı. Gemide 3 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından gözlerin çevrildiği Çenet'in test sonuçları merak konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hantavirüs nedeniyle 3 kişinin yaşamını yitirdiği MV Hondius gemisinde bulunan YouTuber Ruhi Çenet, sağlık durumuyla ilgili yeni açıklama yaptı. Arjantin’den Cabo Verde’ye doğru ilerleyen gemide belgesel çekimleri için yer alan Çenet, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan kan, idrar ve tükürük testlerinin negatif çıktığını duyurdu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan fenomen isim, “Çok ucuz kurtuldum, aklım hâlâ orada” sözleriyle yaşadığı endişeyi anlattı. Gemide yaşanan ölümler sonrası gözlerin çevrildiği Çenet’in yolculuğun 24’üncü gününde gemiden ayrıldığı öğrenildi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ruhi Çenet, yaptığı son paylaşımla Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan kan, idrar ve tükürük testlerinin negatif çıktığını ve karantina sürecinin devam ettiğini duyurdu.</p>

<p>Çenet, "Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan kan, idrar ve tükürük testlerimin sonuçları negatiftir. Düğüne katıldığım tarih 2 Mayıs'tı. Gemideki durumdan ise ilk kez 3 Mayıs'ta, hâlâ gemide bulunan bir arkadaşımın bana attığı WhatsApp mesajıyla haberdar oldum. Yani bu riski, düğüne katıldıktan bir gün sonra öğrendim. Bilinen bir riski ihlal etmedim ve durumu öğrenir öğrenmez gerekli süreci başlattım. Bu gemiye bir sağlık krizi aramak için binmedim. Amacım, dünyanın ulaşılması en zor adası olan Tristan da Cunha hakkında bir belgesel çekmekti. Hiçbir zaman 'Yeni bir pandemi geliyor, dünya yeniden evlere kapanacak' gibi bir açıklama yapmadım. Sadece bu gemide yaşadığım süreci ve Sağlık Bakanlığımız tarafından netleştirilen bilgi akışını paylaştım" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak: T24</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Güncel Antalya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/ruhi-cenetin-test-sonuclari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/ruhicenetintestsonuclaribellioldu.webp" type="image/jpeg" length="90587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İspanya’dan özel tahliye: Hantavirüs riski nedeniyle izlenen 3 Türk yolcu yurda döndü]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/ispanyadan-ozel-tahliye-hantavirus-riski-nedeniyle-izlenen-3-turk-yolcu-yurda-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/ispanyadan-ozel-tahliye-hantavirus-riski-nedeniyle-izlenen-3-turk-yolcu-yurda-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık alanında dikkat çeken bir gelişme uluslararası bir yolcu gemisinde yaşandı. Hantavirüs vakası tespit edilen gemide bulunan üç Türk vatandaşının, herhangi bir belirti göstermedikleri ve sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu kişilerin Türkiye’ye getirildiği ve karantina süreçlerinin evden devam edeceği duyuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde endişeyle izlenen MV Hondius gemisinde hantavirüs vakaları nedeniyle başlatılan kriz tahliye süreci resmen devreye alındı. 10 Mayıs sabahı İspanya’nın Kanarya Adaları’na bağlı Tenerife limanına yanaşan gemideki yolcular, sıkı sağlık ve güvenlik protokolleri eşliğinde gruplar halinde karaya çıkarılıyor. Doğrudan limana yanaşamayan gemiden tahliyeler, Liman Müdürlüğü ekiplerince özel tekneler aracılığıyla gerçekleştiriliyor ve yolcular havalimanına sevk edilerek ülkelerine gönderiliyor. İlk aşamada 14 İspanyol yolcu ile bir DSÖ uzmanının tahliye edildiği, ardından bu grubun Madrid’de askeri karantinaya alındığı bildirildi. Fransız yolcuların ülkeye dönüşü ise Fransa’da alarm seviyesini yükseltirken, bazı yolcularda semptom şüphesi tespit edilmesi dikkat çekti. Yetkililer, tahliye edilen kişilerin hem hastane gözetimi hem de uzun süreli karantina sürecine alınacağını açıklarken, operasyonun uluslararası sağlık krizine dönüşme riski yakından takip ediliyor.</p>

<p><img alt="Hantaviruslulergemidentahliyeediliyor" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/hantaviruslulergemidentahliyeediliyor.webp" width="720" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA</p>

<p>Gemide bulunan üç Türk yolcuyu taşıyan tahliye uçağı İspanya'dan sorunsuz bir şekilde havalandı. Konuyu yakından takip eden Sağlık Bakanlığı, yurda dönen vatandaşların sağlık durumlarına ilişkin “Vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı.” ifadelerine yer verilerek durumun kontrol altında olduğu vurgulandı.</p>

<p>EVDE KARANTİNA</p>

<p>Bakanlık kaynaklarından edinilen ek bilgilere göre, Türkiye'ye ulaşan üç yolcu tedbir amaçlı olarak evlerinde karantina sürecini geçirecek.<br />
Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye'ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.</p>

<p>TESTLERİ NEGATİF</p>

<p>Sağlık Bakanlığı uluslararası seyahat gemisinden ambulans uçakla Türkiye’ye getirilen üç yolcunun hantavirüs testinin negatif çıktığını duyurdu.</p>

<p>Kaynak: Yeni Şafak</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Güncel Antalya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/ispanyadan-ozel-tahliye-hantavirus-riski-nedeniyle-izlenen-3-turk-yolcu-yurda-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/hantaviruslu3turkkarantinayaalindi.webp" type="image/jpeg" length="25412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksu Belediyesi’nden çoc*klara diş sağlığı desteği]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/aksu-belediyesinden-cocklara-dis-sagligi-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/aksu-belediyesinden-cocklara-dis-sagligi-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aksu Belediyesi ile Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde yürütülen “Geleceğin Gülüşleri” projesi kapsamında anaokulu ve ilkokul öğrencilerine ağız ve diş sağlığı taraması yapıldı. Miniklere doğru diş fırçalama tekniklerinin anlatıldığı eğitimlerde, ağız hijyeninin önemi konusunda farkındalık oluşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenlenen çalışmaya Aksu Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Gülcan Çetin ve sağlık ekiplerinin yanı sıra, Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden Doç. Dr. Damla Kırıcı, araştırma görevlileri Esra Yakut, Sena Cing, Gonca Sarıkoç ve diş hekimliği fakültesi 1. sınıf öğrencileri katıldı. İlçedeki okulları ziyaret eden ekipler, minik öğrencilere diş fırçalama teknikleri, ağız ve diş hijyeni konusunda eğitim verirken, aynı zamanda ağız ve diş sağlığı taramaları da gerçekleştirdi. Eğitimlerin ardından çocuklara, Aksu Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından diş sağlığını destekleyici hediyeler takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Aksudacocklaradisegitimi" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/aksudacocklaradisegitimi.jpg" width="1600" /></p>

<p>Ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları, bireyin yaşam boyu sağlığını doğrudan etkilediğine vurgu yapan Doç. Dr. Damla Kırıcı, “Erken yaşta kazanılan ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları, bireyin yaşam boyu sağlığını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Bizler de bu bilinçle hareket ederek çocuklarımıza doğru fırçalama tekniklerini uygulamalı olarak anlatıyor, ağız hijyeninin önemini erken yaşta kazandırmayı hedefliyoruz. Yapılan taramalar sayesinde olası sorunları erken dönemde tespit ederek gerekli yönlendirmeleri sağlıyor, çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesine katkı sunuyoruz. Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde bizlere destek olan Aksu Belediyesi’ne ve Sağlık İşleri Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ediyorum.” dedi.</p>

<p></p>

<p>Aksu Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Gülcan Çetin ise proje hakkında, “Çocuklarımızın sağlığı, geleceğimizin en kıymetli teminatıdır. ‘Geleceğin Gülüşleri’ projesiyle yalnızca bir tarama çalışması gerçekleştirmiyor, aynı zamanda çocuklarımızda kalıcı bir farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Üniversitemizle iş birliği içerisinde yürüttüğümüz bu anlamlı çalışma ile hem eğitim hem de koruyucu sağlık hizmetlerini bir araya getiriyoruz. Bu süreçte katkı sunan Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin değerli akademisyen hocamıza, araştırma görevlilerine ve öğrenci arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İş birliği içerisinde hayata geçirdiğimiz bu tür projelerle daha bilinçli ve sağlıklı nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz.” dedi.</p>

<p>BASIN BÜLTENİ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GÜNCEL ANTALYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/aksu-belediyesinden-cocklara-dis-sagligi-destegi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/aksubelediyesindencocuklaradissagiligidestegi.jpg" type="image/jpeg" length="64579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kritik uyarı: İnmede ilk 4,5 saat hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/uzmanindan-kritik-uyari-inmede-ilk-45-saat-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/uzmanindan-kritik-uyari-inmede-ilk-45-saat-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Girişimsel Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Gencer, belirtilerin erken fark edilmesi ve ilk saatlerde müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Mayıs İnme Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin nedenleri, risk faktörleri ve erken müdahalenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnmenin çoğu zaman önlenebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Gencer, risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>RİSK FAKTÖRLERİ KONTROL ALTINA ALINABİLİR</p>

<p>İnmenin genellikle ani geliştiğini ancak altta yatan risklerin büyük kısmının önlenebilir olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, “Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır” dedi.</p>

<p><img alt="Uzmanindankritikuyariinmedeilk45Saat" class="detail-photo img-fluid" height="933" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/uzmanindankritikuyariinmedeilk45saat.jpg" width="1400" />YAŞ VE GENETİK FAKTÖRLER DE ETKİLİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İleri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de önem taşıdığını belirten Gencer, “Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İNME BELİRTİLERİNDE ZAMAN KAYBETMEYİN</p>

<p>İnme belirtilerinin çoğunlukla aniden ortaya çıktığını kaydeden Gencer, “Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir” diye konuştu.</p>

<p>EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER</p>

<p>İnmede en sık görülen belirtilerin; yüzde ani kayma veya asimetri, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve uyuşma, konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama, ani görme kaybı, denge kaybı veya yürüme bozukluğu ile ani başlayan şiddetli baş ağrısı olduğunu belirten Gencer, “Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil aranmalıdır. Çünkü hızlı başvuru, tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur” dedi.</p>

<p><img alt="Uzmanindankritikuyari" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/uzmanindankritikuyari.jpg" width="2000" />ERKEN TEDAVİ KALICI HASARI AZALTABİLİYOR</p>

<p>Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde damar tıkanıklığına bağlı inmelerde uygun hastalara zamanında müdahale edilebildiğini söyleyen Gencer, “Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir. Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İLK 4,5 SAAT KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR</p>

<p>Belirtilerin başlamasının ardından ilk saatlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Gencer, “Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir” dedi.</p>

<p>TOPLUMSAL FARKINDALIK HAYAT KURTARIYOR</p>

<p>İnmenin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olmadığını ifade eden Gencer, şunları söyledi: “On yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır. İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür. Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/uzmanindan-kritik-uyari-inmede-ilk-45-saat-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/uzmanindankritikuyariinmedeilk45saathayatkurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="38350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den hantavirüs açıklaması: Türkiye de dahil 12 ülkeyle iletişime geçildi!]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi-turkiye-de-dahil-12-ulkeyle-iletisime-gecildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi-turkiye-de-dahil-12-ulkeyle-iletisime-gecildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, okyanusun ortasında seyir halindeki MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan ölümcül salgınla ilgili dikkat çeken bir açıklama yayımladı. İlk belirlemelere göre üç kişinin yaşamını yitirdiği olayda, gemide tespit edilen sekiz şüpheli vakadan beşinin laboratuvar testleriyle kesinleştiği duyuruldu. Salgının yayılma riski nedeniyle aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 12 ülkeye resmi bilgilendirme yapıldığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atlas Okyanusu’nda seyreden MV Hondius kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan gizemli salgın, uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçirdi. Dünya Sağlık Örgütü, şimdiye kadar üç kişinin yaşamını yitirdiği olayda sekiz vakadan beşinin hantavirüs kaynaklı olduğunun kesinleştiğini duyurdu. Yetkililer, virüsün gemi yolculuğu öncesinde kemirgen teması sonucu bulaşmış olabileceği ihtimali üzerinde dururken, insanlar arasında yayılım riskinin de araştırıldığını açıkladı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 12 ülkeye resmi uyarı gönderilirken, gemideki yolcular için karantina ve sağlık takip süreci sürüyor. Uzmanlar ise Andes virüsünün insanlar arasında bulaşabilen nadir hantavirüs türlerinden biri olması nedeniyle gelişmeleri yakından izliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, önceki hantavirüs salgınlarında insandan insana bulaşmanın yalnızca "uzun süreli yakın temas" durumlarında görüldüğünü ve bu vakada da durumun böyle olduğunu söyledi. Ghebreyesus, "İlk vaka, 6 Nisan'da belirti göstermeye başlayan ve 11 Nisan'da gemide hayatını kaybeden bir erkekti. Numune alınmadı ve belirtiler, diğer solunum yolu hastalıklarına benzediği için başlangıçta hantavirüsten şüphelenilmedi" şeklinde konuştu.<br />
DSÖ yetkilisine göre hayatını kaybeden yolcunun eşi, gemi Saint Helena'ya yanaştığında karaya çıktı ve kendisinde de belirtiler görüldü. Kadının durumu, 25 Nisan'da Güney Afrika'nın Johannesburg kentine yaptığı uçuş sırasında ağırlaştı ve ertesi gün hayatını kaybetti. Ghebreyesus, Güney Afrika'da alınan numunelerin vakanın hantavirüs olduğunu doğruladığını söyledi.<br />
<br />
RİSK SEVİYESİ DÜŞÜK<br />
Ghebreyesus, DSÖ'nün yolcularla temas etmiş olabilecek ve semptom gösteren başka kişiler bulunduğu iddialarından haberdar olduğunu ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü, hastalığın kuluçka süresinin altı haftaya kadar çıkabildiğini ifade ederek ilerleyen dönemde daha fazla vaka ortaya çıkabileceğine işaret etti.<br />
Ghebreyesus, hastalığın ciddi olmasına rağmen "halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük" olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.<br />
“İSPANYA'NIN BU RİSKİ YÖNETME KAPASİTESİNE GÜVENİYORUZ”<br />
Pazartesi günü İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den gemiyi kabul etmesini istediğini ve Sanchez'in bunu kabul ettiğini söyleyen Ghebreyesus, geminin şu anda İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na doğru ilerlediğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü, "İspanya'nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için kendilerine destek veriyoruz" dedi.<br />
Ghebreyesus ayrıca, hantavirüsün ada halkı için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiklerini söyledi. DSÖ yetkilisi, halen gemide bulunan tüm yolculardan kamaralarında kalmalarını istediğini, semptom gösteren kişilere ise derhal izolasyona girme talimatı verildiğini açıkladı.<br />
<br />
FARELİ ALANLARI ZİYARET ETMİŞLER!<br />
Ghebreyesus, salgının başlangıcına ilişkin incelemelerin devam ettiğini ancak gemide görülen ilk iki vakanın görüldüğü çiftin, Arjantin'deki bir kuş gözlem gezisine katıldığını ve bu virüsü taşıyan farelerin görüldüğü yerleri ziyaret ettiklerinin belirlendiğini söyledi. Ghebreyesus ayrıca, DSÖ'nün çiftin hareketlerine ilişkin daha fazla bilgi elde edebilmek üzere Arjantinli yetkililerle çalıştığını açıkladı.<br />
<br />
"ÇOK FARKLI ŞEKİLDE YAYILIYOR"<br />
Basın toplantısında söz alan bulaşıcı hastalık epidemiyologu Maria van Kerkhove, yetkililerin MV Hondius gemisindeki herkesin maske takmasını istediğini açıkladı. Van Kerkhove, hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temas eden ya da onların bakımını üstlenen kişilerin de koruyucu ekipman kullanması gerektiğini söyledi. Hantavirüsün ancak yakın insan teması yoluyla bulaştığını vurgulayan Kerkhove, "Bu Covid ya da influenza değil. Çok farklı bir şekilde yayılıyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“GEMİDE GÖRDÜĞÜMÜZ BİR SALGIN”</p>

<p>Kerkhove, basın toplantısında hantavirüs salgını ile Covid-19'un başlangıç günleri ile farkın ne olduğu sorusuna, "durumun altı yıl önceki ile aynı olmadığı" şeklinde cevap verdi. Kerkhove, "Burada çok net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil. Bu, gemide gördüğümüz bir salgın" ifadelerini kullandı.<br />
Kerkhove, hantavirüsün koronavirüs ile aynı şekilde yayılmadığını ve ancak "yakın temas" ile bulaştığını söyledi.</p>

<p>Kaynak: Onedio-İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Güncel Antalya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/dsoden-hantavirus-aciklamasi-turkiye-de-dahil-12-ulkeyle-iletisime-gecildi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 19:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/dsudenhantavirusaciklamasiturkiyedahil12ulkeyleiletisimegecildi.webp" type="image/jpeg" length="15624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez’de glütensiz lezzet buluşması]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/kepezde-glutensiz-lezzet-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/kepezde-glutensiz-lezzet-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Çölyak Farkındalık Günü’ne özel Kepez Belediyesi 2. Yöresel Glütensiz Lezzet Şenliği” düzenliyor. 9 Mayıs Cumartesi günü başlayan etkinlik Kepez Kent Meydanı’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi, çölyak hastalığına dikkat çekmek ve glütensiz beslenme konusunda toplumsal bilinci artırmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atıyor. Dünya Çölyak Farkındalık Günü kapsamında düzenlenecek olan “2. Yöresel Glütensiz Lezzet Şenliği”, vatandaşlara hem bilinçlendirici hem de keyifli bir deneyim sunacak. Şenlikte kurulacak stantlarda, Türkiye’nin farklı yörelerine ait glütensiz ürünler tanıtılacak ve ziyaretçilere ikram edilecek. Katılımcılar, glütensiz beslenmenin sadece bir zorunluluk değil, aynı zamanda zengin ve lezzetli bir mutfak kültürü olduğunu yakından deneyimleme fırsatı bulacak. Etkinlik boyunca gerçekleştirilecek bilgilendirme çalışmalarıyla çölyak hastalarının günlük yaşamda karşılaştığı sorunlara dikkat çekilerek, toplumun her kesiminde farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kepezdelezzetfestivali" class="detail-photo img-fluid" height="502" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/kepezdelezzetfestivali.jpeg" width="878" /></p>

<p>Tüm vatandaşların davetli olduğu etkinlikte, hem sağlıklı yaşam bilinci artırılacak hem de glütensiz yaşam desteklenecek.</p>

<p>BASIN BÜLTENİ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GÜNCEL ANTALYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/kepezde-glutensiz-lezzet-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/kepezdeglutensizlezzetsenligibulusmasi.webp" type="image/jpeg" length="25413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış ışık öld*rüyordu! Kırmızı LED ile caretta carettalar için kritik adım]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/yanlis-isik-oldruyordu-kirmizi-led-ile-caretta-carettalar-icin-kritik-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/yanlis-isik-oldruyordu-kirmizi-led-ile-caretta-carettalar-icin-kritik-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Side ve Sorgun sahillerinde hayata geçirilen kırmızı LED aydınlatma sistemiyle hem sürüş güvenliği sağlandı hem de caretta carettaların doğal yaşamı koruma altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) ile Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, caretta carettaların yoğun olarak yuvaladığı Side ve Titreyengöl Sorgun sahilindeki aydınlatma direkleri kırmızı LED armatürlerle değiştirildi. Yol ve çevre aydınlatmaları, ilgili kamu kurumlarından alınan özel izinler doğrultusunda trafik güvenliği ön planda tutularak yeniden düzenlendi. Böylece hem ulaşım güvenliği sağlandı hem de doğaya uyumlu bir sistem kuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yanlisisikolduruyordukirmiziledilecarettacaretta" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/yanlisisikolduruyordukirmiziledilecarettacaretta.jpg" width="1600" />“DOĞAYA KARŞI SORUMLULUĞUMUZU YERİNE GETİRİYORUZ”</p>

<p>AEDAŞ Manavgat Bölge Müdürü Muhammed Yahya Sancar, yapılan çalışmanın doğaya karşı sorumluluğun bir parçası olduğunu belirterek, "Yaptığımız çalışmalarda doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek için çeşitli çalışmalar ve iş birlikleri yapıyoruz. Burada DEKAFOK ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinde caretta carettaların doğal yönlerinin bozulmasının önüne geçebilmek adına yaklaşık 1 kilometrelik sahil bandında bulunan sokak aydınlatmalarımıza kırmızı LED dönüşüm projesi geliştirdik. Bunun sonucu olarak caretta carettaların doğal yönlerini kaybetmemeleri ve denize daha kolay ulaşmalarını hedefliyoruz. Böylece doğaya karşı sorumluluğumuzu da yerine getirme adına önemli bir adım atmış oluyoruz. Bu çalışma sırasında insan ve sürüş güvenliği için kolluk kuvvetlerinden gerekli izinleri ve onayı aldık" dedi.</p>

<p>ÇALIŞMALAR DEVAM EDECEK</p>

<p>Kırmızı LED sisteminin maliyet açısından da avantaj sağladığını ifade eden Sancar, caretta carettaların yuvalama alanlarına yönelik çalışmaların DEKAFOK iş birliğiyle sürdürüleceğini belirtti.</p>

<p><img alt="Yanlisisikolduruyordu" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/yanlisisikolduruyordu.jpg" width="1600" />“BEYAZ IŞIK OLSAYDI ÖLÜRLERDİ”</p>

<p>DEKAFOK gönüllüsü ve Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hakan Sert ise uygulamanın önemine dikkat çekerek, "Derneğimiz ve AEDAŞ iş birliğiyle sahile bakan ışıklarımız kırmızıya dönüşüyor. Bunun anlamı insanlar olarak işgal ettiğimiz sahilleri kaplumbağalar için daha yaşanılır hale getiriyoruz. Onları korkutan beyaz ışıktan kırmızı ışığa geçiyoruz. Kırmızı ışığın anlamı şu; kaplumbağaların rahatsız olmadığı bir ışık türü. Kırmızı olduğu zaman ışıklar her tarafta, kaplumbağaların yavruları deniz zannedip buraya doğru gelmeyecekler. Denize gidecekler. Beyaz ışık olarak kalsaydı, beyaz ışığa doğru gelip sahilin tersi yönüne, denizin tersi yönüne girip orada ölüyorlardı hayvanlar. Biz bu sene yaptığımız bu iş birliği sayesinde binlerce yavruyu kurtarmış oluyoruz. AEDAŞ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bu sayede doğaya çok büyük bir faydası var. Kaplumbağalara ve insanlığa çok büyük faydası var. Teşekkür ederiz" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/yanlis-isik-oldruyordu-kirmizi-led-ile-caretta-carettalar-icin-kritik-adim</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/yanlisisikolduruyordukirmiziledilecarettacarettalaricinkritikadim.jpeg" type="image/jpeg" length="21581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeklerde uyku problemine dikkat: Erken müdahale edilmeli]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/bebeklerde-uyku-problemine-dikkat-erken-mudahale-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/bebeklerde-uyku-problemine-dikkat-erken-mudahale-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlk kez anne-baba olan aileler için bebeklerde uyku problemi zorlu bir sürece dönüşüyor. Uzm. Dr. Mehmet Güneş, sorunun çoğu zaman birden fazla nedene bağlı geliştiğine dikkat çekerek erken müdahalenin önemine değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku, bebek için sadece dinlenme değil; büyüme, beyin gelişimi ve geleceğin temel taşlarını döşeyen kritik bir süreç olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Bebek uykusu ‘uyusun da büyüsün' sözünün bilimsel karşılığıdır. Bebek ne kadar düzenli ve kaliteli uyursa, fiziksel olarak o kadar sağlıklı büyür, zihinsel olarak o kadar hızlı öğrenir ve duygusal olarak o kadar dengeli olur. Ne yazık ki uyku sorunu yaşayan bebeklerde bu süreç sekteye uğrar. Hem bebek hem de aile için yorucu bir döngü başlar. Bu nedenle uyku sorunlarını normal kabul etmek yerine, nedenlerini anlamak ve erken dönemde doğru yaklaşımlarla müdahale etmek büyük önem taşır. Ayrıca anne-baba ne kadar rahatsa bebek de o derecede huzurlu olur ve uyku problemi daha az yaşanır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Bebeklerdeuykuprobleminedikkat" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/bebeklerdeuykuprobleminedikkat.jpg" width="999" /></p>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Güneş, bebeklerin gece ve gündüz uyku ihtiyaçları hakkında şu bilgiyi verdi:</p>

<p>"Yenidoğan: Gündüz 8, gece 8-9, toplamda 16 saat, 1 aylık: Gündüz 7 saat, gece 8-9 saat, toplamda 15 saat, 3 aylık: Gündüz 4-5 saat, gece 9-10 saat, toplamda 15 saat, 6 aylık: Gündüz 4 saat, gece 10 saat, toplamda 14 saat, 1,5 yaş: Gündüz 2,5 saat, gece 11 saat, toplamda 13,5 saat, 2 yaş: Gündüz 2 saat, gece 11 saat, toplamda 13 saat."</p>

<p>BİRÇOK NEDENE BAĞLI OLABİLİR</p>

<p>Bebeklerin uyku probleminin birçok nedene bağlı olabileceğini de ifade eden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Açlık, ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, gaz sancısı, burun tıkanıklığı, reflÜ, diş çıkarma, ayrılık kaygısı veya uyku gerilemesi (4./8-10. aylar), annenin duygusal durumu bebeklerde uyku problemlerinin başlıca nedenlerindendir. Bazı düzenlemeler ve uygulamalar ile bebeklerde uyku kalitesi artırılabilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>Bebeklerde uyku problemi için çözüm önerilerinde bulunan Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "Tutarlı Uyku Rutini: Her gün aynı saatte banyo veya ninni gibi sakinleştirici rutinler oluşturun. Uygun Uyku Ortamı: Oda karanlık, sessiz ve 18-22 derece arasında olmalıdır. Beslenme Rutini: Uyku öncesi son beslenmeyi sakin bir ortamda yapın. Ek gıdaya geçen bebeklerde uykudan 1 saat önce ek gıda verilmemelidir. Kendi Kendine Uyuma: Bebeği tamamen uyumadan, uykulu ama uyanık halde yatağına koyarak kendi kendine dalma becerisini destekleyin. Her uyandığında kucağa almayın. Gündüz Uykusu: Gündüzleri çok uzun veya kısa uyuması geceyi etkiler. Gündüz uykularının kaliteli olmasına dikkat edin. Ayrılık Kaygısı (6-9 Ay): Bu dönemde uykuya geçişte sakinleştirici nesneler kullanabilir ve ona güvende olduğunu hissettirebilirsiniz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>“MUTLAKA DOKTORA DANIŞILMALI”</p>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Güneş son olarak, "Bebeklerde uyku sorunlarının çoğu zamanla ve doğru yaklaşımlarla düzelir. Ancak sorun uzun süre devam ediyorsa, sık uyanmalarla birlikte kilo alamama, aşırı huzursuzluk veya solunum sorunları gibi ek belirtiler varsa mutlaka çocuk doktoruna danışmak önemlidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/bebeklerde-uyku-problemine-dikkat-erken-mudahale-edilmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/01/kacbebekdogduencokhangiisimlerverildi.webp" type="image/jpeg" length="29602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz geldi, mücadele başladı: Antalya’da ilaçlama seferberliği]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/yaz-geldi-mucadele-basladi-antalyada-ilaclama-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/yaz-geldi-mucadele-basladi-antalyada-ilaclama-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarında sinek ve haşerelere karşı yürüttüğü mücadeleyi yoğunlaştırdı. Ekipler, hayvancılığın yapıldığı bölgelerde ahırlarda karasinek ilaçlama çalışmaları gerçekleştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz sezonuyla birlikte sinek ve haşereyle mücadele çalışmalarına hız verdi. Halk sağlığını korumak ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların üretim verimini artırmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, ahırlarda kapsamlı karasinek ilaçlaması yapılıyor.</p>

<p>19 İLÇEDE KAPSAMLI MÜCADELE</p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı’na bağlı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri, vektörle mücadele kapsamında 19 ilçede ve 614 mahallede çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların ahırlarında da karasineğe karşı yoğun mücadele yürütüyor.</p>

<p><img alt="Yazgeldimucadelebasladi" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/yazgeldimucadelebasladi.jpeg" width="1600" />HALK SAĞLIĞI İÇİN YOĞUN ÇALIŞMA</p>

<p>Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü, sivrisinek, karasinek, hamamböceği, pire ve kemirgen gibi hastalık taşıyıcı canlıların çevre ve insan sağlığını tehdit etmeyecek seviyede tutulması amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda yapılan uygulamalarda, Dünya Sağlık Örgütü ve T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış, hedef canlıya yönelik biyosidal ürünler kullanılıyor. Biyosidal ürün uygulayıcısı sertifikasına sahip yaklaşık 1600 saha personeliyle yürütülen çalışmalar yıl boyunca planlı şekilde devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antalyadailaclamaseferberligi" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/05/antalyadailaclamaseferberligi.jpeg" width="1600" />ÜREME ALANLARINA YÖNELİK İLAÇLAMA</p>

<p>Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü ekipleri, yalnızca halk sağlığını korumakla kalmayıp hayvancılıkla uğraşan vatandaşların üretim verimini artırmayı da hedefliyor. Bu doğrultuda ilçelerde bulunan ahırlarda kapsamlı karasinek ilaçlama çalışmaları gerçekleştiriliyor. Hayvancılık işletmelerinde önemli bir sorun olan karasineklerin, hayvan refahını olumsuz etkilediği ve hastalık yayma riski taşıdığı belirtiliyor. Bu nedenle mücadelede, ahır çevresindeki gübrelik alanlar, atık depolama noktaları ve organik atık birikintileri hedef alınıyor.</p>

<p>LARVA AŞAMASINDA MÜDAHALE</p>

<p>Karasineklerin çoğalmasını önlemek amacıyla larva aşamasında müdahale edilen çalışmalarda, hedef canlıya yönelik ürünler kullanılarak sorunun kaynağında önlenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>BÜLTEN</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GÜNCEL ANTALYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/yaz-geldi-mucadele-basladi-antalyada-ilaclama-seferberligi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/05/yazgeldimucadelebasladiantalyadailaclamaseferberligi.jpeg" type="image/jpeg" length="77085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir ailenin acısı, başka bir çocuğa umut oldu: Organ bağışı hayat kurtardı]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaklaşık bir yıldır karaciğer nakli bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’e umut, acı bir kaybın ardından doğdu. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatı sonrası ailesinin yaptığı organ bağışı, küçük çocuğa yeniden yaşam şansı sundu. Yıllar önce aynı hastalık nedeniyle kızını kaybeden anne Arzu Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta hem derin bir minnet hem de tarifsiz bir hüzün taşıyan ifadeler kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen'in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Kompleksi Organ Nakli Merkezi'ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep'te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya'ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya'ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu.</p>

<p><img alt="Organnaklihayatkurtardi" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/organnaklihayatkurtardi.jpg" width="2048" /><br />
“ÜLKEMİZDE MAALESEF KADAVRA BAĞIŞI AZ, YETERLİ DEĞİL”<br />
Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman'a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi.<br />
Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman'ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman'da Allah'tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu.<br />
<br />
"HER ŞEY GAYET İYİ GİDİYOR”<br />
Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman'ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman'a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman'ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“BAĞIŞI ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”<br />
Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>“30 BİN CİVARINDA DA BÖBREK NAKLİ İÇİN BEKLEYEN HASTAMIZ VAR”<br />
Türkiye'de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Biraileninacisibaskabircocugaumutoldu" class="detail-photo img-fluid" height="1365" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/biraileninacisibaskabircocugaumutoldu.jpg" width="2048" /><br />
<br />
“4-5 KİŞİYE YENİDEN HAYAT OLUYOR”<br />
Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır' gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor."<br />
<br />
KIZINI AYNI HASTALIKTAN KAYBETTİ, OĞLUNA UMUT OLDU<br />
Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman'da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi.<br />
Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu.<br />
<br />
“BEKLEMEDİĞİMİZ BİR ANDA OLDU”<br />
Nakil olacağı haberini Gaziantep'te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep'teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi.<br />
<br />
"AMELİYAT OLDUĞU İÇİN ÇOK MUTLUYUZ”<br />
Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"SÜREKLİ BİR ENDİŞE İÇİNDEYDİK”<br />
Süleyman'ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu:<br />
"Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman'ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum' diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek."<br />
<br />
"BİLİNÇLENMEK BÖYLE BİR ŞEY"<br />
Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi.<br />
Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı:<br />
"Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep'ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman'ın içindeki güzel yürek Can. Allah'ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah'a emanet olun. Süleyman'ın annesi."<br />
<br />
"KEŞKE HERKES BİLİNÇLENSE”<br />
Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"MİNNETTARIZ”</p>

<p>Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/bir-ailenin-acisi-baska-bir-cocuga-umut-oldu-organ-bagisi-hayat-kurtardi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/kucukcocugunhayatiorgannakliylekurtuldu.jpg" type="image/jpeg" length="91854"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karın ağrısı nedeniyle gittiği hastanede ameliyata alındı, doktorlar zamanla yarıştı]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, günlerce süren şiddetli karın ağrısı ve yeşil renkli kusma şikayetiyle hastaneye başvurduktan sonra acil ameliyata alındı. Yapılan kontrollerde, daha önce geçirdiği açık ameliyatlara bağlı gelişen iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı tespit edildi. Doktorlar, dolaşımı bozulan bağırsağın kangren olma noktasına geldiğini belirterek zamanla yarıştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy, karnında şiddetli, sürekli ve durmaksızın devam eden ağrı, kramp, sürekli geğirme isteği ve yeşil renkli kusma şikayetiyle Medical Park Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş'e başvurdu. Yapılan değerlendirmelerin ardından açık karın ameliyatları sonrası gelişen karın içi yapışıklıklarına bağlı iç fıtık ve bağırsak tıkanıklığı yaşadığı belirlenen Berksoy, aynı gün laparoskopik yöntemle ameliyata alındı. Op. Dr. Gökhan Ateş ve ekibi tarafından gerçekleştirilen kapalı ameliyatla hastanın kangrene doğru ilerleyen bağırsağı kurtarıldı. Ameliyatın ardından kısa sürede rahatlayan Berksoy, aynı gün ayağa kalkarak beslenmeye başladı.</p>

<p><img alt="Bagirsakkangreni" class="detail-photo img-fluid" height="1591" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/bagirsakkangreni.jpg" width="2010" /><br />
<br />
HAYATİ TEHLİKE!<br />
Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, özellikle açık karın ameliyatlarından sonra karın içinde yapışıklıklar gelişebildiğini belirterek, bu durumun bazı hastalarda bağırsak tıkanıklığı ve iç fıtığa yol açabildiğini söyledi. Op. Dr. Ateş, "Ameliyatlardan sonra, özellikle açık karın ameliyatlarının ardından karın içerisinde yapışıklıklar olabiliyor. Bu yapışıklıklara bağlı olarak bazen bağırsaklar, iç fıtık dediğimiz açıklıklardan geçerek sıkışabiliyor. Bağırsak içeride sıkıştığında başlangıçta tıkanıklık bulguları ortaya çıkıyor. İlerleyen dönemde ise kangrene, hatta hayatı tehdit eden tam kangren tablosuna kadar gidebiliyor" dedi.<br />
<br />
“NEKROZA DOĞRU GİDİYORDU”<br />
Hastanın bulantı, kusma ve şiddetli karın ağrısı şikayetlerinin ilerlemesi üzerine hastaneye başvurduğunu ifade eden Op. Dr. Ateş, ameliyatta bağırsaktaki dolaşım bozukluğunu gördüklerini belirterek, "Hastamızda bağırsak tıkanıklığı olmuş, bulantı ve kusmaları başlamış, şiddetli karın ağrısı gelişmiş. Daha önce takip edilmiş ancak şikayetleri ilerleyince bize müracaat etti. Laparoskopik, yani kapalı ameliyatla müdahale ettik. Bağırsak neredeyse kangren oluyordu; simsiyah hale gelmişti, dolaşımı bozulmuştu ve nekroza doğru gidiyordu. Erken müdahale ile bağırsağı kurtardık. Kapalı ameliyat sayesinde hastamız aynı gün hayata dönebildi. Şu an gayet rahat, genel durumu iyi, değerleri de iyi. Takiplerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“AMELİYATTAN HEMEN SONRA DRAMATİK ŞEKİLDE RAHATLADI”<br />
Hastanın hastaneye geldiğinde oldukça ağır bir tablo yaşadığını dile getiren Op. Dr. Ateş, belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Ateş, "Sürekli kusma, şiddetli karın ağrısı, özellikle spazm tarzı çok şiddetli ağrılar önemli bulgulardır. Hastamız şiddetli karın ağrısı ve ölüm hissiyle geldi. Sürekli kusuyordu. Ameliyattan hemen sonra dramatik şekilde rahatladı. Ameliyat 23 Nisan'da gerçekleşti, 23 Nisan aynı zamanda hastamızın da bayramı oldu. Ameliyattan 2-3 saat sonra yürümeye başladı. Aynı gün yeme içmeye başladı" diye konuştu.<br />
<br />
KIZI DA AYNI SÜREÇTEN GEÇMİŞ!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Gökhan Ateş, Ayşe Zülal Berksoy'un kızının da 5 yıl önce benzer şikayetlerle kendisine başvurduğunu belirterek, onun da laparoskopik cerrahiyle sağlığına kavuştuğunu söyledi. Op. Dr. Ateş, "5 yıl önce hastamızın kızı da gelmişti. Onun da 25 yıldır devam eden karın ağrısı şikayeti vardı. Laparoskopik olarak baktığımızda karın içerisinde doğuştan gelen, kendiliğinden oluşmuş yapışıklıklara bağlı iç fıtıklar olduğunu gördük. Çok zor bir süreç yaşamıştı; çaresiz kaldığını, derdine derman bulamadığını söylüyordu. Laparoskopik olarak o bağlardan kurtulduğunda, hayatındaki bağlardan da kurtulmuş gibi rahatladı" dedi.</p>

<p><img alt="Doktorlarzamanlayaristi" class="detail-photo img-fluid" height="1345" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/doktorlarzamanlayaristi.jpg" width="2008" /><br />
<br />
“BAK SENİN KARIN ÇOK MÜCEVHERLİ”<br />
Yaşadığı süreci anlatan 66 yaşındaki Ayşe Zülal Berksoy ise karın ağrısının sürekli ve dayanılmaz şekilde devam ettiğini, kusma şikayetinin de yeşil renkte olduğunu söyledi. Berksoy, "Karnımda şiddetli, sürekli, durmaksızın devam eden ağrı ve kramplar vardı. Hiçbir şey içemiyordum. Sürekli geğirmek istiyordum ve kusuyordum. Kusmuğun renginin yeşil olduğunu gördüm. Ben biraz esprili bir insan olduğum için eşime, ‘Bak senin karın çok mücevherli. Senin için zümrütleri dünyaya getiriyor' diyordum. Ama o zümrütler var ya, beni öteki tarafa götürüyormuş" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
“İYİ Kİ GÖKHAN HOCAM VARMIŞ”<br />
Ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu belirten Berksoy, doktoruna duyduğu minnettarlığı şu sözlerle anlattı: "İyi ki Gökhan Hocam varmış. Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacakmışım. Kendisine ne kadar teşekkür etsem az, kelimeler yetmez. Kızım adına, kendi adıma yaşadığım sürece hep minnettar kalacağım. Eğer bugün bu kadar iyiysem onun sayesinde çok iyiyim."<br />
Ameliyat öncesi ve sonrası arasında büyük fark olduğunu söyleyen Berksoy, "Şimdiki halimle geldiğim halime bakıyorum, arada dağlar kadar fark var. Ne kadar rahatım, ne kadar mutluyum anlatamam. Nasıl geldim, nasıl çıkıyorum ben de şaşırıyorum. Ne yaptı, nasıl tedavi uyguladı bilmiyorum ama eskisinden çok daha iyi çıkıyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/karin-agrisi-nedeniyle-gittigi-hastanede-ameliyata-alindi-doktorlar-zamanla-yaristi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/karinagrisinedeniylegittigihastanedeameliyataalindi.jpg" type="image/jpeg" length="18963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz’de ilk: Faz-1 klinik araştırma merkezi açıldı]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/akdenizde-ilk-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/akdenizde-ilk-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akdeniz Bölgesi'nde ilk olma özelliği taşıyan Faz-1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete açıldı. Merkezde, yeni geliştirilen ilaçların faz-1 çalışmaları gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Antalya Hastanesi Merkez koordinatörü ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Demirkan, Faz-1 çalışmalarının yalnızca belirli bir branşla sınırlı olmadığını belirterek, "Onkoloji, kardiyoloji, nöroloji, immünoloji ve diğer bilim dallarında da Faz-1 çalışmaları yürütülecek. Tüm branşlarda Faz-1 araştırmaları yapılacak” dedi.</p>

<p><img alt="Akdenizdeilkfaz1Arastirma" class="detail-photo img-fluid" height="999" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/akdenizdeilkfaz1arastirma.jpg" width="666" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İLAÇLARDA UYGUN DOZ VURGUSU</p>

<p>Faz-1 çalışmalarının temel amacının ilaçların güvenliği ve uygun dozunun belirlenmesi olduğunu vurgulayan Demirkan, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"Faz-1 çalışmaları, ilaçların yan etkilerinin değerlendirildiği ve en uygun dozun seçildiği ilk aşamadır. Bu süreç başarıyla tamamlanırsa Faz-2 ve Faz-3 aşamalarına geçilir. Faz-1 çalışmaları genellikle 60-80 gönüllü ile sınırlıdır"</p>

<p>Demirkan, ileri aşamalarda hasta sayısının arttığını ve özellikle Faz-3 çalışmalarında 600 ila 1000 kişilik geniş ve uluslararası katılımlı gruplarla araştırmalar yapıldığını kaydetti.</p>

<p>KANSER HASTALARINA UMUT</p>

<p>Çalışmalara hem sağlıklı bireylerin hem de tedavi seçeneklerini tüketmiş hastaların dahil olabileceğini belirten Demirkan, "Kanser hastalarında yeni geliştirilen ilaçlar ilk kez bu aşamada uygulanabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ayrıca gönüllülerin çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınmasının zorunlu olduğu ve istedikleri zaman araştırmadan ayrılabilecekleri bildirildi.</p>

<p>HASTALARA YENİ TEDAVİ İMKANI</p>

<p>Faz çalışmalarının bilimsel açıdan önemine değinen Demirkan, "Bu merkezler inovasyona en yakın yerlerdir. Hastalar yeni tedavilere erken erişim imkanı bulur. Aynı zamanda akademik çalışmaların en üst düzeyde yürütüldüğü alanlardır" dedi.</p>

<p>Klinik araştırmalar sayesinde birçok hastalıkta yaşam süresinin önemli ölçüde arttığını vurgulayan Demirkan, "Bazı hastalıklarda 1-2 yıl olan yaşam süresi 9-10 yılın üzerine çıkmış, hatta tam şifa sağlanan durumlar görülmüştür" diye konuştu. Dünya genelinde klinik araştırmaların büyük bölümünün belirli alanlarda yoğunlaştığını belirten Demirkan, "Hematoloji ve onkoloji, immünoloji, nöroloji ve kardiyoloji hastalıkları klinik araştırmaların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturuyor. Bu alanlarda yeni bulunan ilaçların Faz- 1 çalışmalarını bu merkezde yapmayı planlıyoruz" dedi.</p>

<p>Dr. Demirkan, Faz-1 çalışmalarında gönüllülerin klinik çalışmalara katılımı için yazılı onaylarının alınması gerektiğini, ayrıca istedikleri zaman çalışmadan ayrılabileceklerini de sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/akdenizde-ilk-faz-1-klinik-arastirma-merkezi-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2025/09/saglikbakanligiyenipersonelalacak.webp" type="image/jpeg" length="51196"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her yıl 25 bin kişi bu hastalıktan öl*yor: Çözüm aşı!]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/her-yil-25-bin-kisi-bu-hastaliktan-olyor-cozum-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/her-yil-25-bin-kisi-bu-hastaliktan-olyor-cozum-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından Antalya'da düzenlenen 13. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde kanser tedavisindeki son gelişmeler, immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler, mRNA aşıları, yapay zekanın sağlıkta kullanımı ve kanserden korunma yolları ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından bu yıl 13'üncüsü düzenlenen "Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi", Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'nde gerçekleştirildi. Yaklaşık bin 500 katılımcının yer aldığı kongrede, 60 bilimsel oturumda, 11'i yurt dışından olmak üzere toplam 355 oturum başkanı ve konuşmacı yer aldı. Kongre kapsamında 8 uydu sempozyumu düzenlenirken, 8 oturumda 91 sözel bildiri ve 107 poster bildiri sunuldu. Kongre dolayısıyla Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut, Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur ve Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu basın toplantısı düzenledi. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kemoterapinin kanser tedavisindeki yerini koruduğuna dikkat çekerek, "Kemoterapi gerçekten bir öcü değil, yeniliklerin bile yeniden doğurduğu çok önemli bir tedavi ajanı, ezeli ve ebedi bir partner" dedi. Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Karabulut ise, "Kanser eşittir ölüm değil. İkincisi, 'kemoterapi süründürür' algısı da doğru değil. Artık kanser kemoterapileri de hastaları süründürmüyor. Hastalarımız sosyal ortamlarında kendi hayatlarını yaşayabiliyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>HER YIL 25 BİN KİŞİ YAŞAMINI YİTİRİYOR</p>

<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Türkiye'de her yıl yaklaşık 250 bin kişinin kanser tanısı aldığını, 25 bine yakın kişinin de aynı tanı nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirtti. Kanser tanısının hasta ve yakınları için ağır bir süreç olduğunu vurgulayan Karadurmuş, onkoloji alanında ise önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti. Karadurmuş, "Ülkemizde her yıl 250 bin insanımız kanser tanısı alıyor. Ne yazık ki 25 bine yakını da aynı tanı nedeniyle hayatını kaybediyor. Dolayısıyla çok dinamik bir süreç. Erken dönemde bile kanser tanısını duymak hastamızın ve hasta yakınlarının dünyasını alt üst edebiliyor. Ama bir yandan sevindirici olan şu ki, onkoloji dünyasında, özellikle tıbbi onkoloji camiasında çok önemli dinamik gelişmeler var" dedi.</p>

<p>Tedavi seçeneklerinin artık yalnızca klasik yöntemlerle sınırlı olmadığını kaydeden Karadurmuş, kemoterapinin yanı sıra immünoterapiler, hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatlarıyla kanser tedavisinde daha uzun sağ kalım sürelerine ulaşıldığını belirtti.</p>

<p>KEMOTERAPİ EN ÖNEMLİ PARTNER</p>

<p>Kanser tedavisinde kemoterapinin önemini koruduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karadurmuş, yeni tedavi seçeneklerinin kemoterapiyi dışlamadığını, aksine birçok durumda tedavi başarısını artırmak için birlikte kullanıldığını söyledi. Karadurmuş, "Tedaviler artık kemoterapilerin hala ezeli ve ebedi dost olduğunu gösterirken, immünoterapiler, akıllı hedefleyici ilaç dediğimiz haplar ve antikor-ilaç konjugatları dediğimiz kemoterapi ile akıllı ilaçların kombinasyonuna kadar yansıyan çok önemli gelişmeleri ve uzamış sağ kalımları beraberinde getirdi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği'nin bin 359 üyesiyle hastalara hizmet verdiğini belirten Karadurmuş, tıbbi onkologların tanıdan tedavi sürecine, yan etkilerin yönetiminden beslenmeye, yaşam kalitesinden hastalığın son evresine kadar hastaların yanında olduğunu dile getirdi. Kongrenin 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlendiğini kaydeden Karadurmuş, "3 ana salon, toplamda 6 salonda, 60 büyük oturum, 315 ulusal ve 11 uluslararası konuşmacıyla kongremizi gerçekleştiriyoruz. Kongremizde 91 sözel bildiri sunuluyor. Bunların arasında kanser hastalarının tedavisinde ufuk açacak, çığır açacak projeler de yer alıyor" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Heryil25Binkisibuhastaliktanolyor" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/heryil25binkisibuhastaliktanolyor.jpg" width="1000" /></p>

<p>“TEK BAŞINA KESİN ÇÖZÜM DEĞİL”</p>

<p>İmmünoterapilerin yaşam kalitesi açısından hastalara konfor sağladığını belirten Karadurmuş, tedavi sürelerinin yaklaşık 45-50 dakika olduğunu, saç dökülmesine yol açmadığını, bulantı ve yorgunluk gibi etkilerin ise nadir görüldüğünü dile getirdi.</p>

<p>Buna rağmen kanserin direnç geliştirebilen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Karadurmuş, "İmmünoterapi çok iyi ama net bir çözüm mü, hala henüz değil. Kanserle mücadelede başarılıyız ama yeni tedavi ajanlarına da ihtiyacımız var. Aslında bu yenilikçi gelişmeler bile geçmişin hakkını verdi. İmmünoterapiyle ya da akıllı haplarla direnç geliştiğinde, yanına kemoterapi eklediğinizde bu direnci yenebiliyorsunuz. Bu da kemoterapinin kanser tedavisi tarihinde neden kalıcı bir yeri olacağının kanıtı oldu. Kemoterapi gerçekten bir öcü değil. Yeniliklerin bile yeniden doğurduğu çok önemli bir tedavi ajanı, ezeli ve ebedi bir partner. Kanser savaşında bizim çok önemli bir partnerimiz. Bunu göstermiş olduk" dedi.</p>

<p>“DAHA İYİSİ MÜMKÜN”</p>

<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Nahit Şendur, kanser tedavisinde son yıllarda yaşanan gelişmelerin baş döndürücü olduğunu belirtti. Hedefe yönelik tedavilerle başlayan başarının immünoterapilerle daha da ileri taşındığını kaydeden Şendur, araştırmaların devam ettiğini ve her zaman daha iyisinin mümkün olduğunu söyledi. Şendur, "Kanserde son yıllardaki gelişmeler baş döndürücü. Özellikle hedefli tedavilerle başlayan, kemoterapiden sonraki başarı immünoterapilerle tartışıldı. Ama araştırma devam ediyor. Çünkü her zaman bir adım ötesi için çaba sarf ediyoruz. Daha iyisi hep mümkün. Son zamanlarda yapılan çalışmalar gösterdi ki kanserde 5 yıllık yaşam net olarak ikiye katlanıyor. Son 30 yıla baktığınız zaman hem dünyada hem ülkemizde gerçekten bir farkındalık oluştu. Artık hastalarımız başarılı tedavilerle, kişiye özel tedavilerle daha uzun yaşıyor" diye konuştu.</p>

<p>AŞILAR TEDAVİDE ÖNEMLİ</p>

<p>Kanser tedavisinde mRNA aşılarının da önemli bir araştırma alanı haline geldiğini aktaran Şendur, bu tedavilerin özellikle immünoterapilerle birlikte kullanımında olumlu sonuçların görüldüğünü belirtti. İlk çalışmaların cilt kanseriyle başladığını, bugün akciğer kanseri ve böbrek tümörleri dahil birçok kanser türünde umut verici sonuçların gündeme geldiğini kaydetti. Şendur, "mRNA aşıları gerek tek başına gerekse immünoterapilerle kombine kullanıldığında ilk çalışma sonuçlarının pozitif olduğunu söyleyebilirim. İlk etapta cilt kanseriyle başlayan bu yarış, bugün akciğer kanseri, böbrek tümörü ve birçok kanserde gerçekten de çığır açacak gibi görünüyor" dedi.</p>

<p>Henüz bu tedavilerin yaygın kullanıma girmediğini belirten Şendur, "Yakın zamanda, 2-4 yıl sonra kemoterapisiz bir hasta grubunu mRNA aşılarıyla ya tek başına ya da immünoterapilerle tedavi edeceğimizi göreceğiz. Onun için onkoloji hekimleriyle, onkoloji uzmanlarınızla hep irtibatta kalın" ifadelerini kullandı.</p>

<p>YAŞAM TARZINA DİKKAT</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gökşen İnanç İmamoğlu ise kanserden korunma yollarına dikkat çekti. Bilimsel çalışmaların kanserlerin yaklaşık üçte birinin yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebildiğini gösterdiğini belirten İmamoğlu, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, obeziteden kaçınma, sigara ve alkolden uzak durma ile güneş ışınlarından korunmanın önemine değindi. İmamoğlu, "Kanseri önleyebilir miyiz? Evet, kanseri büyük oranda önleyebiliriz. Yapılmış bilimsel çalışmalar, kanserlerin üçte birinin sadece yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebildiğini göstermiştir. Sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyerek birçok kanseri önleyebiliyoruz" dedi.</p>

<p>Beslenmede Akdeniz tipi diyetin önemine dikkat çeken İmamoğlu, "Beslenmede Akdeniz tipi beslenmenin kanserden korunmada çok önemli bir diyet şekli olduğunu çalışmalar göstermiştir. Obezitenin de kanser riskini oldukça artırdığını, neredeyse sigara kadar risk oluşturduğunu biliyoruz. Özellikle meme kanseri, kadınlarda rahim kanseri ve kolon kanserinde obezite riski artırıyor" diye konuştu.</p>

<p>Kanserden korunmada yaşam tarzı kadar erken tanı ve tarama testlerinin de önemli olduğunu belirten İmamoğlu, meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolon kanserinde tarama programlarının hayat kurtardığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/her-yil-25-bin-kisi-bu-hastaliktan-olyor-cozum-asi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/heryil25binkisibuhastaliktanolyorcozumasi.jpg" type="image/jpeg" length="46692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’ya büyük kötülük: Doktor var hastane yok]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/antalyaya-buyuk-kotuluk-doktor-var-hastane-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/antalyaya-buyuk-kotuluk-doktor-var-hastane-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da sağlık alanında yeni bir kriz derinleşiyor. Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Mehmet Ozan Uzkut, “En büyük hata Aksu'daki devlet hastanesi bitmeden Atatürk Devlet Hastanesi'ni kapatmaktır. Kentte hastane sayısı yetersiz. Doktor var ama çalışacak hastane yok” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1968 yılından bu yana hizmet veren Antalya Atatürk Devlet Hastanesi’nin 31 Aralık 2025’te kapatılması kent genelindeki hastanelerde yoğunluğa neden oldu. Hastanedeki yaklaşık 178 doktor ve yüzlerce personelin yanı sıra hastalar başka hastanelere yönlendirildi. Konuyla ilgili konuşan Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Ozan Uzkut, “Hastane kapatılarak, hem Antalya halkına hem de doktorlara en büyük kötülük yapıldı. Aksu'daki devlet hastanesi bitmeden Atatürk Devlet Hastanesi'ni kapatmak çok büyük bir stratejik hatadır. Şu an sistemde ciddi bir dengesizlik var. Doktor var ama çalışabilecek uygun ortam yok. Devlet hastanelerindeki yığılma nedeniyle randevu bulamayan vatandaşlar özel hastanelere yönlendiriliyor. Bu da ekonomik yükü artırıyor” şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Yenihastaneleryapilmali" class="detail-photo img-fluid" height="2880" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/yenihastaneleryapilmali.jpg" width="4320" /></p>

<p>NUFÜS ARTIYOR KAPASİTE AZALIYOR</p>

<p>Antalya’da hızla artan nufüsa karşılık mevcut hastanelerde kapasitenin yetersiz kaldığına dikkat çeken Başkan Uzkut, “Antalya’da nüfus hızla artıyor ancak sağlık altyapısı bu artışı karşılayamıyor. Aksu’daki hastane henüz faaliyete geçmedi. Bu hastane açıldıktan sonra Atatürk Devlet Hastanesi kapatılmalıydı. Bu süreçte hastane kapatılması, kentteki yoğunluğu daha da artırdı” şeklinde konuştu. Başkan Uzkut, doğru planlama yapılmadığı sürece hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının mağduriyetinin devam edeceğini söyledi.</p>

<p>YENİ HASTANE ŞART</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artan nüfusa paralel olarak hastane, poliklinik ve ameliyathane kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Başkan Uzkut, Konyaaltı ilçesinde de yeni devlet hastanesi açılmasının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Başkan Uzkut, sağlık yatırımlarının planlı şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek sözlerini sonlandırdı.</p>

<p>HABER: BERFİN ÇAĞDAŞ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GÜNCEL ANTALYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/antalyaya-buyuk-kotuluk-doktor-var-hastane-yok</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/antalyaaybuyukkotulukdoktorvarhastaneyok.jpg" type="image/jpeg" length="59278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Uzkut açıkladı: Doktorlar riskli branşları terk ediyor]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/baskan-uzkut-acikladi-doktorlar-riskli-branslari-terk-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/baskan-uzkut-acikladi-doktorlar-riskli-branslari-terk-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Ozan Uzkut, tıp fakültesi öğrencilerinin risk gördükleri bölümleri tercih etmediğini dile getirdi. Başkan Uzkut, özellikle kadın doğum, cerrahi ve çocuk hastalıkları gibi alanlara yönelimin ciddi şekilde azaldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Dr. Ozan Uzkut tıp fakültesi öğrencileri branş seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başkan Uzkut, Öğrencilerin son dönemde artan tıbbi hata davaları nedeniyle riskli gördükleri branşları tercih etmediğini ifade etti. Öğrencilerin uzak durduğu branşları açıklayan Başkan Uzkut, “Kadın doğum, cerrahi ve çocuk hastalıkları gibi alanlara yönelim ciddi şekilde azaldı. Bunun en büyük nedenlerinden biri de son dönemde artan malpractice (tıbbi hata) davaları. Hekimler bu riskleri almak istemiyor” dedi.</p>

<p>“HEKİMLER RİSK GÖRDÜĞÜ HASTALARA BAKMAK İSTEMİYOR”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut hekimlerin de riskli vakalardan uzak durmaya başladığını ifade eden Başkan Uzkut, bir hekimin meslek hayatı boyunca binlerce ameliyat ya da doğum gerçekleştirdiğini, ancak tek bir hatanın tüm kariyerini etkileyebileceğini söyledi. Bu durumun hekimleri daha temkinli davranmaya ittiğini belirten Başkan Uzkut, “Riskli doğumlara, ameliyatlara ya da hastalara bakılmak istenmiyor. Bu da sevk oranlarının artmasına ve ‘defansif tıp’ anlayışının yaygınlaşmasına neden oluyor” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Baskanuzkutsaglikcalisanlariylailgiliaciklamalardabulundu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/baskanuzkutsaglikcalisanlariylailgiliaciklamalardabulundu.webp" width="1280" /></p>

<p>UZMANLIK TERCİHLERİNDE TEHLİKELİ DEĞİŞİM</p>

<p>Branş tercihlerindeki bu değişimin ileride ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Başkan Uzkut, “Bu durumun ileride ciddi sonuçları olabilir. Çocuk doktoru, kadın doğum uzmanı ya da cerrah bulmak zorlaşabilir. Eskiden en başarılı öğrenciler bu branşları seçerdi çünkü hem saygın hem de kazançlıydı. Ancak artık riskler nedeniyle tercih edilmiyor. Yakın gelecekte bu alanlarda çalışmak isteyen hekim bulmak zorlaşabilir. Bu durum eğitimi de etkiliyor. Yeterli sayıda akademisyen yetişmiyor” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>“DOKTORLAR ÜZERİNDEKİ TAZMİNAT YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ”</p>

<p>Yaşanan bu sorunlar neticesi olarak ise hekimlik mesleğinin hem saygınlığını hem de ekonomik koşullarının eskiye göre gerilemiş olduğunu konuşan Başkan Uzkut, bu nedenle birçok doktorun erken emeklilik ya da meslek değişimi düşünmeye başladığını söyledi. Çözümü için ise Başkan Uzkut başta yasal düzenlemeler olmak üzere sağlık sisteminde kapsamlı adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Başkan Uzkut, hekimlerin üzerindeki tazminat yükünün hafifletilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve akademik kadroların güçlendirilmesiyle risk algısının azaltılabileceğini dile getirdi. Başkan Uzkut, aksi halde, hem branş tercihlerinin daralmaya devam edeceğini hem de sağlık hizmetlerinde nitelikli hekim bulmanın giderek zorlaşacağını söyleyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p>HABER: BERFİN ÇAĞDAŞ</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GÜNCEL ANTALYA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel haberler, Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/baskan-uzkut-acikladi-doktorlar-riskli-branslari-terk-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/baskanuzkutacikladidoktorlarrisklibranslariterkediyor.jpg" type="image/jpeg" length="32522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin kök hücre tedavisindeki başarıları uluslararası hastalara da umut oluyor]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/turkiyenin-kok-hucre-tedavisindeki-basarilari-uluslararasi-hastalara-da-umut-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/turkiyenin-kok-hucre-tedavisindeki-basarilari-uluslararasi-hastalara-da-umut-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da düzenlenen Türk Hematoloji Derneği'nin kuruluşunun 59. yılına özel gerçekleştirilen ransplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi’nde kök hücrenin önemi konuşuldu. Türkiye’de kök hücre nakliyle ilgili değerlendirmede bulunan Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, "Türkiye sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet veriyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Hematoloji Derneği'nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya'nın Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye'nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongrede; bu yıl 300'ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla tamamlandı.</p>

<p>Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye'de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>TÜRKİYE’DE İLK NAKİL GATA’DA YAPILDI</p>

<p>Prof. Dr. Nevruz, Türkiye'de ilk kök hücre naklinin 1984 yılında GATA'da yapıldığını belirterek, "Bir yıl sonra yine GATA'da lösemili bir hastaya allojenik kök hücre nakli gerçekleştiriliyor. Daha sonrasında hızlı ülkemizde birçok merkezde farklı şekillerde kök hücre nakli yapılıyor" dedi. 1994 ve 1999 yıllarında Türkiye'de ilk kök hücre veri bankalarının oluşturulduğunu aktaran Nevruz, bu bankaların uluslararası sistemlerle entegre çalıştığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Turkiyeninkokhucretedavisindekibasarilariuluslararasihastalaradaumutoluyor" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/turkiyeninkokhucretedavisindekibasarilariuluslararasihastalaradaumutoluyor.jpg" width="999" /></p>

<p>2025 YILINDA YAKLAŞIK 3 BİN 500 VİBARINDA OTOLOG KÖK HÜCRE NAKLİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ</p>

<p>Güncel verileri paylaşan Nevruz, 2025 yılı itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış 94 hastanede, pediatrik ve erişkin olmak üzere toplam 115 ünitede kemik iliği nakli yapıldığını söyledi. Nevruz, "2025 yılında yaklaşık bin 800 allojenik, 3 bin 500 civarında da otolog kök hücre nakli gerçekleştirdik" bilgisini verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YABANCI HASTALAR TEDAVİ İÇİN TÜRKİYE’Yİ TERCİH EDİYOR</p>

<p>Türkiye'nin sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini vurgulayan Nevruz, "Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar'dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var. 2025 yılında yaklaşık 115 yabancı hastaya kök hücre tedavisi uygulandı" dedi.</p>

<p>Başarı oranlarının uluslararası standartlarda olduğunu belirten Nevruz, "Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ve artan merkez sayımız, tercih edilmemizin en önemli göstergesi" değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="Kokhucretedavisindeturkiyedeonemligelisme" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/kokhucretedavisindeturkiyedeonemligelisme.jpg" width="999" /></p>

<p>Kök hücre naklinin zorlu bir tedavi yöntemi olduğuna dikkati çeken Nevruz, "Hiçbir zaman hastalarımıza yüzde 100 başarı vaat etmiyoruz. Ancak başarılı olunan vakalarda hastalığı tamamen ortadan kaldırabilen bir tedavi yöntemidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>BAĞIŞ ÇAĞRISI</p>

<p>Kök hücre bağışının hayati önem taşıdığını ifade eden Nevruz, sağlıklı 18-35 yaş arası bireylere çağrıda bulunarak şunları kaydetti:</p>

<p>"Gerçekten bir hastanın hayatına dokunmak istiyorsanız kan ve kök hücre bağışı çok önemli. Ancak bağışçı olacak kişilerin kararlarını iyi düşünerek vermeleri gerekiyor. Sonradan vazgeçilmesi hasta açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/turkiyenin-kok-hucre-tedavisindeki-basarilari-uluslararasi-hastalara-da-umut-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/antalyadakokhucretedavisikonusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="18992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da doktorlardan çocuklar için ortak çağrı]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/antalyada-doktorlardan-cocuklar-icin-ortak-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/antalyada-doktorlardan-cocuklar-icin-ortak-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk doktorları, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı başta olmak üzere yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şidd*tin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ürkiye’nin dört bir yanından hekimlerin katıldığı, uluslararası konuşmacıların yer aldığı Türk Pediatri Kurumu Derneği tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi Antalya’da başladı. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek kongre çerçevesinde yapılan basın toplantısına Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ, Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, Prof. Dr. Ömer Faruk Beşer, Prof. Dr. Nur Canpolat, Prof. Dr. Kenan Barut, Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Doç. Dr. Esra Özek Yücel ve Prof. Dr. Metin Aydoğan, Prof. Dr. Burak Doğangün katıldı. Toplantıya Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısından duydukları üzüntüyü ifade ederken başlayan hekimler, şiddetin sonlanması için yapılması gerekenleri sıraladı. Çocuk sağlığı ve hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulunan uzmanlar, topluma önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>DOKTORLARDAN ORTAK ÇAĞRI</p>

<p>‘Yüreğimiz yandı’ diyerek sözlerine başlayan Çocuk Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar bizleri iyice üzen noktalara geldi. Bu şiddetin nereden çıktığını ortaya koymamız gerekiyor. Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Bunların özendirilmesi çocuklarda ciddi olarak şiddeti körükleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların gözden geçirilmesi, yaşam dışına çıkartılması gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımız için iyi bir geleceği kurmak için siber zorbalığın da mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyor, bunlarla birlikte ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yapmaz isek bizleri gerçekten çok kötü bir senaryo bekliyor. Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi.</p>

<p><img alt="Doktorlardancocuklaricincagri" class="detail-photo img-fluid" height="562" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/doktorlardancocuklaricincagri.jpg" width="999" /></p>

<p>ÇÖZÜM ÇAĞRISI</p>

<p>Yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden ve şiddet eğilimine karşı toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini aktaran Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Hepimiz şoktayız, biz yetişkinler de çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde şok oluyoruz. Çok faktöre bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Kısa, orta, uzun vadede yapılacaklar var. Unutmamamız gerekiyor, orta ve uzun vadede mutlaka çözümler üretmek gerekiyor. Hepimiz tırnak içinde; suçluyuz, hepimiz risk altındayız. Kendi çocuklarımız da hem zorbalık yapabilir hem zorbalığa maruz kalabilir. ‘Sorunu, problemi böyle çözebilirim’ şiddeti böyle görüyor, öğreniyor. Bu da bir kısır döngüye sebep oluyor. Tabi çocuk erkil aile içinde de belli bir dönem sonra annenin ve babanın fonksiyonu da düşüyor yani; çocuk karar veriyor" diye konuştu.</p>

<p>EKRANLARDA ŞİDDETE DİKKAT ÇEKİLDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Ekranlardan üzerimize şiddet boca oluyor’ diyen Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, "Gerçekten akıyor çünkü dünya başka bir yere evrildi. Bir Trump var, Netanyahu var, çocukların sürekli öldürüldüğü, insanların öldürüldüğü, kıyıma uğradığı bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar hem televizyonlardan hem sosyal medyadan görüyorlar. O televizyonlarda gösterilen şiddet sahnelerin herhalde çok azaltılması lazım. Belki bu oyunların ki bunlar bize özgü değil, global bir şey herhalde kısıtlanması gerekecek. Günümüzde 100 binden fazla aile çocuğuna aşı yaptırmıyor maalesef ve maalesef uzun süre görmediğimiz, eski hastalıklar hortluyor. Kızamık hortluyor, suçiçeği az da olsa vardı, boğmaca vakaları zaman zaman artıyor. Dolayısıyla daha önce neredeyse yok etmeye yaklaştığımız hastalıklar tekrardan hortlayacaktır. En korktuğumuz şey; mesela polio" ifadelerimi kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/antalyada-doktorlardan-cocuklar-icin-ortak-cagri</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 18:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/antalyadadoktorlardancocuklaricinortakcagri.jpg" type="image/jpeg" length="78332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepez’de göz sağlığına modern dokunuş]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/kepezde-goz-sagligina-modern-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/kepezde-goz-sagligina-modern-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kepez Belediyesi, sağlık alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek sağlık hizmeti altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Sağlık merkezlerinin envanterine kazandırılan yeni nesil cihazlarla, vatandaşlara daha modern imkanlar sunulması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı, güvenilir ve konforlu şekilde erişebilmesi amacıyla yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Sağlığa verdiği önem doğrultusunda hem fiziki altyapısını güçlendiren hem de teknolojik donanımını yenileyen Kepez Belediyesi, bu kapsamda Sağlık Merkezi envanterine Tonometre cihazını kazandırdı. Dördü bir arada özelliğiyle dikkat çeken cihaz; refraksiyon, keratometri, tonometri ve pakimetri ölçümlerini tek platformda gerçekleştirerek muayene sürecini önemli ölçüde kolaylaştırıyor.</p>

<p><img alt="Gozsagliginamoderndokunus" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/gozsagliginamoderndokunus.JPG" width="3000" /></p>

<p>Tam otomatik ölçüm sistemi sayesinde hastanın gözünü algılayıp hizalayan cihaz, her iki gözün ölçümünü tek dokunuşla kısa sürede tamamlıyor. Döner prizma teknolojisi ile küçük pupil çaplarında dahi yüksek doğruluk sağlayan sistem, katarakt modu sayesinde opaklığı bulunan gözlerde de başarılı ölçümler yapabiliyor. Ayrıca kornea kalınlığını dikkate alarak düzeltilmiş göz içi basıncı ölçümü sunması, özellikle glokom teşhisinde daha güvenilir veriler elde edilmesine katkı sağlıyor. Hasta konforunu ön planda tutan cihaz, optimize edilmiş hava basıncı sistemiyle ölçüm sırasında minimum düzeyde hava püskürterek irkilmeyi azaltıyor. Kompakt tasarımı ve ergonomik kullanımıyla hem sağlık personeline hem de hastalara kolaylık sağlayan cihaz, Kepez’de sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini bir adım daha ileri taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Yenicihazlaralindi" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/yenicihazlaralindi.JPG" width="3000" /></p>

<p>Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi toplum sağlığını önceleyen çalışmalarıyla, modern tıbbi cihaz yatırımları ve koruyucu sağlık hizmetleriyle vatandaşların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.</p>

<p>BASIN BÜLTENİ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Güncel Antalya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/kepezde-goz-sagligina-modern-dokunus</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/kepezdesaglikatilimi.JPG" type="image/jpeg" length="93231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manavgat Devlet Hastanesi inme tedavisinde Antalya’nın zirvesine yerleşti]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/manavgat-devlet-hastanesi-inme-tedavisinde-antalyanin-zirvesine-yerlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/manavgat-devlet-hastanesi-inme-tedavisinde-antalyanin-zirvesine-yerlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı son değerlendirmede dikkat çeken bir başarıya imza attı. İnme vakalarına müdahale süresi ve tedavi başarısı açısından yapılan ölçümlerde hastane, kentteki tüm sağlık kuruluşlarını geride bıraktı. Elde edilen sonuçlarla birlikte Manavgat Devlet Hastanesi, il genelinde birincilik elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki hastanelerin katılımıyla düzenlenen İnme Değerlendirme Toplantısı'nda Manavgat Devlet Hastanesi büyük bir başarıya imza attı. Beyne pıhtı atması sonucu oluşan felç durumlarına karşı verilen mücadelede, 10 binde 26,5 oranıyla en hızlı ve en yüksek oranda müdahale eden hastane olan Manavgat Devlet Hastanesi, Antalya’nın zirvesine yerleşti.<br />
<img alt="Devbasari" class="detail-photo img-fluid" height="1068" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/devbasari.jpg" width="1600" /><br />
PERSONELE ÖDÜL<br />
İnme Komisyonu üyeleri ve Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan tarafından açıklanan verilere göre; Manavgat Devlet Hastanesi, özellikle ilk 4 saat içinde uygulanan ve hayati önem taşıyan trombolitik tedavi (pıhtı eritici ilaç ile damar açılması) başarısıyla örnek teşkil etti. Hastane yönetimi ve personeli, sergiledikleri üstün performans nedeniyle komisyon tarafından teşekkürle ödüllendirildi.<br />
EN KRİTİK NOKTA ERKEN TEŞHİS!<br />
Elde edilen başarıya ilişkin açıklamalarda bulunan Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mehmet Deniz, inme tedavisinde hızın hayati önem taşıdığını vurguladı. Dr. Deniz, "Beyne pıhtı attığında, beyin dokusu oksijensiz kalarak işlevini yitirir ve bu durum vücutta kalıcı felçlere yol açar. Ancak ilk 4 buçuk saatlik altın dilimde uyguladığımız pıhtı eritici tedaviyle bu felç durumunu tamamen veya tamama yakın düzeltebiliyoruz. Burada en kritik nokta doğru teşhis ve sürattir" dedi.<br />
<br />
“EN BÜYÜK GURUR KAYNAĞIMIZDIR”<br />
Başarıda emeği geçen tüm personele teşekkür eden Başhekim Deniz, "Birçok büyük hastanenin yer aldığı bu platformda, komisyonun; ‘Manavgat Devlet Hastanesi bu konuda sorunsuz çalışıyor, örnek teşkil ediyorlar’ diyerek bizleri onurlandırması en büyük gurur kaynağımızdır. Bu başarı; acil servis doktorlarımız, nöroloji uzmanlarımız ve koordinasyon birimimizin bir ekip ruhuyla, hizmet aşkıyla ve fedakarlıkla çalışmasının sonucudur. Tüm ekibime yürekten teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum" İfadelerini kullandı<br />
Manavgat Devlet Hastanesi, elde ettiği bu oranla sadece Antalya’da değil, bölge genelinde inme ile mücadelede en güvenilir merkezlerden biri olduğunu kanıtlamış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/manavgat-devlet-hastanesi-inme-tedavisinde-antalyanin-zirvesine-yerlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/manavgatdevlethastaneesiinmetedavisindeantalyaninzirvesinde.jpg" type="image/jpeg" length="30959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 3 ayda 9 bin 937 hastaya hizmet]]></title>
      <link>https://guncelantalya.com/alanya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-3-ayda-9-bin-937-hastaya-hizmet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://guncelantalya.com/alanya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-3-ayda-9-bin-937-hastaya-hizmet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde odyometri biriminin yoğunluğu dikkat çekti. 2026 yılının ilk üç ayında toplam 9 bin 937 hastaya hizmet verildiği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Odyometri Birimi, 2026'nın ilk üç ayında 9 bin 937 hastaya sağlık hizmeti sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Alanyaegitimarastirmahastanesinderekorhizmet" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/alanyaegitimarastirmahastanesinderekorhizmet.jpg" width="2560" /><br />
<br />
Kulak Burun Boğaz hekimlerinin yönlendirmesiyle görev yapan odyologlar ve odyometristler, işitme ve denge bozukluklarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde rol üstleniyor. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Sorumlu Odyometrist Nezahat Küçük, birimde her yaş grubuna yönelik kapsamlı hizmet sunulduğunu belirterek, "Odyolojik testler, timpanometri, yenidoğan işitme taraması (BERA), denge ve koordinasyon testleri ile klinik BERA uygulamaları, deneyimli odyolog ve odyometristlerimiz tarafından sessiz kabin ortamında, ağrısız ve güvenli şekilde uygulanmaktadır. Bu sayede işitme kayıplarının erken teşhisi sağlanmaktadır" dedi.<br />
Odyolojinin hem işitme hem de denge sistemlerini inceleyen çok yönlü bir bilim dalı olduğuna dikkat çeken Küçük, birimde 5 odyometrist ve 3 odyolog ile hizmet verdiklerini belirterek, "Odyolagların Sorumlusu Fatih Kaş ile birlikte son üç ayda 4 bin 190 hastaya odyolojik test, 2 bin 890 kişiye timpanometri, 425 bebeğe yenidoğan işitme taraması, bin 220 kişiye denge ve koordinasyon testi uygulanırken, 84 hastaya klinik BERA testi gerçekleştirdik. Toplamda 9 bin 937 hastanın testlerini başarıyla tamamlayarak tanı süreçlerini kolaylaştırdık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Binlercehastayahizmetverilid" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://guncelantalyacom.teimg.com/guncelantalya-com/uploads/2026/04/binlercehastayahizmetverilid.jpg" width="2560" /><br />
Kulak Burun Boğaz Kliniği Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Murat Kar ise işitme kaybının yalnızca duyma değil, iletişim ve sosyal yaşamı da etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, erken tanı ve uzman desteğinin önemini vurguladı. Doç. Dr. Kar, "İşitme kaybı yalnızca sesleri az duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda konuşmaları ayırt etme, anlamlandırma ve sosyal ortamlarda sağlıklı iletişim kurma becerisini de etkiler. Sosyal, fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilen bu durum, ihmal edilmemesi gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu süreçte odyolog ve odyometristlerin katkısı son derece değerlidir "dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://guncelantalya.com/alanya-egitim-ve-arastirma-hastanesinde-3-ayda-9-bin-937-hastaya-hizmet</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://guncelantalyacom.teimg.com/crop/1280x720/guncelantalya-com/uploads/2026/04/alanyadadevhizmet.jpg" type="image/jpeg" length="16582"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
