HABER: BERFİN ÇAĞDAŞ
İçişleri Bakanlığı’nın Muratpaşa Belediyesi’ne yönelik soruşturma izni iddiası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Muratpaşa Belediyesi konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak iddiaları net bir dille reddetti. Belediye, soruşturma kararına dayanak gösterilen tespitlerin somut verilerden ve hukuki temelden yoksun olduğunu vurgulayarak, sürece ilişkin yasal haklarını kullanacaklarını duyurdu.
“HUKUKİ DAYANAĞI BULUNMAMAKTADIR”
Muratpaşa Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi;
“Muratpaşa ilçesi sınırlarında bulunan Şirinyalı Mahallesi 5823 ada 2 ve 3 parseller üzerinden Muratpaşa Belediyesi ve Belediye Başkanlığına yöneltilen suçlama üzerine, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi zorunluluğu doğmuştur. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 03.11.2025 tarih ve 2025/410 sayılı kararı doğrultusunda, söz konusu imar planı değişikliği ve inşaata ilişkin olarak soruşturma izni verilmiş olduğu öğrenilmiştir. Açıkça ifade edilmelidir ki, anılan karara esas teşkil eden tespitler somut verilerden ve hukuki dayanaktan yoksundur."

SORUŞTURMAYLA İLGİLİ YASAL YOLLARA BAŞVURACAĞIZ
İddia edilenin aksine söz konusu plan değişikliği Belediye Başkanımızın yokluğunda başkan vekilince meclise sevk edilmiştir. Hal böyleyken bile planlama sürecinin esasını oluşturan tüm imar kararları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alınmıştır. Belediyemiz yalnızca yürürlükteki mevzuat gereği teknik ve idari işlemleri yürütmüştür. Öte yandan, parsellerdeki yapılaşmaya ilişkin belediyemiz denetim yetkisini kullanmış, inşaat faaliyetleri durdurulmuş, Encümen kararlarıyla yaptırımlar uygulanmış ve nihayetinde geniş kapsamlı yıkım işlemleri gerçekleştirilmiştir. Bu bütünlük içinde değerlendirildiğinde, belediyemize ve Belediye Başkanlığına yöneltilen iddiaların fiili ve hukuki hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Belediyemiz, karara ilişkin tüm yasal itiraz yollarını kararlılıkla kullanacaktır.
BAKANLIK TARAFINDAN ONAYLAR MEVCUT
Soruşturma konusu ada ve parsellere ilişkin planlama sürecinin asli ve belirleyici işlemleri, belediye tarafından değil; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan 27.01.2022 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararlarıyla yürütülmüştür. Bu planlarda; Kullanım kararı, Toplam inşaat alanı (TİA), Emsal esasları, doğrudan Bakanlık eliyle belirlenmiş, belediye bu kararlar karşısında takdir yetkisi kullanmamış, yalnızca yürürlükteki plan kararlarının uygulanmasına yönelik teknik ve idari süreçleri işletmiştir. Dolayısıyla belediyenin rolü; Plan yapan veya planı değiştiren değil, Bakanlıkça onaylanmış planları esas alan, Meclisin değerlendirmesine sunan idari koordinasyon rolüdür. Plan değişikliği sürecinde; Emsal (KAKS) ve toplam inşaat alanı (TİA) artırılmamış, Yalnızca daha önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanmış plan kararları çerçevesinde kat yüksekliği düzenlemesi yapılmış, Bu düzenleme; Muratpaşa ilçesinde mahkeme kararları sonrasında oluşturulan ve ilgili parselin “15 kat bölgesi” içerisinde yer alması nedeniyle gerçekleştirilmiştir.

“DOSYADA İMZA YOK”
İddia konusu edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin Muratpaşa Belediye Meclisi’ne sevkine ilişkin yazıda Belediye Başkanı’nın imzası bulunmamaktadır. Söz konusu plan teklifi, yürürlükteki mevzuat uyarınca ilgili teknik birimler tarafından hazırlanmış, Belediye Başkan Vekili tarafından imzalanarak meclise sunulmuş ve hem Muratpaşa Belediye Meclisi hem de Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından oybirliğiyle kabul edilmiştir. Kaldı ki “meclis gündemine sevk” işleminin hukuki niteliğinin doğru anlaşılması da önem arz etmektedir. Belediye meclis gündemine sevk işlemi; Hukuki sonuç doğuran bir karar değildir, İcrai nitelik taşımaz, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında tanımlandığı üzere hazırlık işlemi niteliğindedir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca, imar planları ve plan değişiklikleri belediye meclisinin onayı ile yürürlüğe girdiğinden, yürürlükteki mevzuata uygun biçimde hazırlanan plan tekliflerinin meclise sunulması belediyeler açısından bir takdir değil, yasal bir zorunluluktur. Bu nedenle meclise sevk işlemi, hukuka aykırılık değil; aksine mevzuatın gereğinin yerine getirilmesidir. Emsal artışı’ olarak sunulan hususların temelinde yer alan 1,7 çıkma katsayısı, soruşturma konusu parsele özgü bir uygulama değildir. Bu düzenleme; Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2017 tarihli kararıyla Muratpaşa başta olmak üzere kent merkezinin büyük bölümünde uzun yıllardır uygulanan, yapılaşma bütünlüğünü sağlamaya yönelik genel ve yaygın bir imar uygulamasıdır. Aynı yaklaşım Kepez ve Konyaaltı ilçelerinde de geçerlidir. Ayrıca, plan değişikliği süreci başlamadan önce; 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında ortaya çıkan tereddütler nedeniyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan görüş talep edilmiş, Bakanlık tarafından verilen yazılı görüşte belediyelerin plan yapma yetkisini ortadan kaldıran ya da süreci durduran herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Planlar kesinleştikten sonra da ilgili tüm belgeler İl Müdürlüğü’ne gönderilmiş; bu süreçte belediyeye, yetki aşımı ya da mevzuata aykırılık iddiası içeren herhangi bir uyarı yapılmamıştır. Bununla birlikte parselde yer alan yapılaşmaya ilişkin süreç üzerinden belediyemize ve belediye yöneticilerine yönelik ileri sürülen iddialar, resmi belgelerle sabit idari işlemler karşısında bütünüyle dayanaksız kalmaktadır. Söz konusu parselde, proje müellifinin tadilat ön onay başvuruyla belediyemiz denetim yetkisini derhal kullanmış; mevzuata aykırı uygulamalar tespit edildiği anda yapı tatil zabıtları düzenlenmiş, inşaat faaliyetleri durdurulmuş ve süreç Encümen kararlarıyla yaptırıma bağlanmıştır. Denetimler süreklilik arz etmiş; tespiti güçleştiren uygulamalar dahi yeniden tutanak altına alınarak dosyalar gecikmeksizin Encümen gündemine sevk edilmiştir. Bu çerçevede söz konusu inşaatta geniş çaplı yıkım yaptırılmıştır
“İDDİALAR BELEDİYE TARAFINDAN KABUL EDİLEMEZ NİTELİKTE ”
Bu tablo karşısında, iddiaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır. Aksine, tüm işlemler mevzuatın emredici hükümleri doğrultusunda tesis edilmiş; idarenin denetim, durdurma ve yaptırım yetkileri eksiksiz biçimde kullanılmıştır. Özetle, atfedilen isnatlar hem fiili durum hem de hukuki çerçeve bakımından dayanaksızdır. Bu nedenle iddialar belediyemiz nezdinde kabul edilemez niteliktedir. Belediyemiz, bu karara karşı tüm yasal itiraz yollarını kararlılıkla kullanacaktır. Muratpaşa Belediyesi, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kent hakkını, kamu yararını ve hukuku esas alan belediyecilik anlayışından taviz vermeden çalışmalarını sürdürecektir.”




