Antalya’da silahlı kuyumcu soygununda öldürülen Abuzer Atakan Gür’ün ailesinin açtığı tazminat davasında yeni bir gelişme yaşandı. Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’nin aileye toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminat ödenmesine ilişkin kararı, Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi tarafından bozuldu. Yargıtay, saldırganın ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğine karar verirken dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

ANTALYA’DAKİ KUYUMCU SOYGUNUNDA HAYATINI KAYBETTİ

29 Ekim 2021 tarihinde Kepez ilçesi 15 Temmuz Şehitler Caddesi’ndeki bir kuyumcu dükkanında meydana gelen olayda kar maskesiyle iş yerine giren şüpheli, çalışan Abuzer Atakan Gür’ü silahla vurdu. Gür’ü darbeden saldırgan daha sonra yeniden ateş açtı ve yaklaşık 2 kilogram altını alarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Gür’ün hayatını kaybettiğini belirledi.

Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis ekipleri, şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Kütahya karayolunda yakalanan şüphelinin üzerinde ve aracında yapılan aramada Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, silaha ait şarjör, şarjör içerisinde 15 mermi, 100 bin TL, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi. Şüpheli S.Ö., Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Gasp Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.

Kuyumcusoygunu

SALDIRGANIN DAHA ÖNCEKİ KUYUMCU SOYGUNU DA ORTAYA ÇIKTI

Yapılan araştırmada, 17 Ekim 2020 tarihinde Kepez ilçesindeki başka bir kuyumcuda meydana gelen silahlı yağma olayının şüphelisinin de S.Ö. olduğu belirlendi. Her iki olayı da gerçekleştirdiğini itiraf eden S.Ö., emniyetteki işlemlerinin ardından 14 Kasım 2021 tarihinde çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.

Antalya 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan S.Ö., tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, nitelikli yağma suçundan 14 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

4 MİLYON 679 BİN 831 TL TAZMİNAT KARARI VERİLDİ

Abuzer Atakan Gür’ün yakınları, silahlı soygunun ardından işveren kuyumcu A.A. hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile, iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını belirterek, işverenin Gür’ün ölümünde sorumluluğunun bulunduğunu savundu.

Davayı karara bağlayan Antalya 4’üncü İş Mahkemesi, Gür’ün yakınlarına toplam 4 milyon 679 bin 831 TL maddi ve manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti. İşverenin karara yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay’a taşındı.

YARGITAY TAZMİNAT KARARINI BOZDU

Dosyayı inceleyen Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi, saldırganın kuyumcu soygununu ve silahlı saldırıyı önceden planladığına dikkat çekti. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren yönünden nedensellik bağını kestiğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararın oy birliğiyle alındığı belirtilirken dosya, yeniden karar verilmek üzere Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’ne gönderildi.

Soygun-1“BİR SALDIRGANIN SUÇ İŞLEME İRADESİ, İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRIR MI?”

Gür ailesinin avukatlarından Elif Hondu Çil, müvekkillerinin Yargıtay kararına karşı yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini talep ettiğini söyledi. Gür’ün ailesinin geçimini sağlamak için iş yerine gittiğini ve silahlı saldırıda hayatını kaybettiğini belirten Çil, iş yerinde gerekli risk değerlendirmelerinin yapılmadığını, gerekli önlemlerin alınmadığını ve güvenlik amacıyla bulundurulması gereken silah ile alarmın bulunmadığını ifade etti.

Çil, ilk derece mahkemesinin bu tespitleri yaptığını ve Abuzer Atakan Gür’ün eşi ile çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Bir saldırganın suç işleme iradesi, işverenin işçisini koruma yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırır mı?”

Yargıtay’ın işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağının kesildiğine hükmederek kararı bozduğunu dile getiren Çil, saldırganın iş yerindeki para ve altınları almak amacıyla dükkâna geldiğini belirtti. Çil, “Hiçbir tazminat Abuzer Atakan’ı geri getirmeyecek. Ancak bir işçinin iş yerine giderken sahip olması gereken en önemli hak, evine sağlıklı dönebilmektir. Abuzer Atakan evine geri dönemedi. Şimdi sıra adalette” dedi.

“SİLAHLI YAĞMA ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR RİSK”

Ailenin diğer avukatı Serpil Alabaş da saldırganın aldığı cezayı tartışmadıklarını, itirazlarının işverenin sorumluluğunun tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik olduğunu söyledi. Saldırganın temel amacının yağma olduğunu belirten Alabaş, ölümün bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuç olduğunu ifade etti.

Alabaş, Yargıtay kararında işverenin risk değerlendirmesi yapmadığı, gerekli önlemleri almadığı ve iş güvenliği eğitimi vermediğinin kabul edildiğini savundu. Kuyumculuk faaliyetinde silahlı yağmanın öngörülebilir bir risk olduğunu belirten Alabaş, iş yerinin güvenlik şartlarının, çalışma düzeninin, Cumhuriyet Bayramı’ndaki açılış saatinin ve alınan ya da alınmayan diğer önlemlerin araştırılması gerektiğini söyledi.

Gür’ün ilk ateşin ardından yere düştüğünü, saldırganın daha sonra yanına giderek yeniden ateş ettiğini belirten Alabaş, “Abuzer Atakan Gür o sabah çalışmak için iş yerine girdi. Akşam evine dönmesi gerekiyordu ancak dönemedi” dedi.

“ÇOCUKLARIMIN HAKKINI İSTİYORUM”

Karamık c*nayetinde kızı ve sevgilisi hakim karşısında: “Anne k*tili olarak lanse edildim”
Karamık c*nayetinde kızı ve sevgilisi hakim karşısında: “Anne k*tili olarak lanse edildim”
İçeriği Görüntüle

Abuzer Atakan Gür’ün eşi Nurcan Gür, iki çocuğuyla birlikte zorlu bir süreç yaşadığını belirterek gelecek karardan umutlu olduklarını ancak Yargıtay’ın bozma kararının ardından büyük üzüntü yaşadıklarını söyledi. Gür, “Eşim geri gelmeyecek ancak iki çocuğuma bakmak ve onların geleceklerini hazırlamak zorundayım. Yerel mahkemenin adaleti yerine getirmesini istiyorum. Çocuklarımın hakkını istiyorum” dedi.

Gür’ün oğlu Gürkan Gür de yaşadıkları sürecin kelimelerle anlatılamayacak kadar ağır olduğunu ifade ederek, yerel mahkemenin önceki kararında direnmesini istediklerini söyledi. Gürkan Gür, babasının geri gelmeyeceğini ancak haklarını alabilme umuduyla mahkemenin vereceği kararı beklediklerini belirtti.

Kaynak: İHA