19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak için arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne giderek araç içinde beklemeye başladı. Bu sırada stüdyo önüne çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle grup arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kadayıfçıoğlu'nun silahla ateş açması sonucu ağır yaralanan futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
BASININ ÜSTÜNE YÜRÜYÜP TEHDİT ETTİ!
Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, silahı ateşlediği belirtilen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında 'kasten öldürme' ve 'ruhsatsız silah bulundurma' suçlarından; şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise 'kasten öldürmeye azmettirme' suçundan müebbet hapis cezası istendi. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen türkücü İzzet Yıldızhan hakkında ise 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlayan ilk duruşma, İstanbul Anadolu 23'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya aralarında Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile hayatını kaybeden Kundakçı'nın yakınları katıldı. Sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam eden duruşmada, mahkeme heyetinin tanıkları dinlemesi ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor.
Öte yandan duruşma öncesi rapçi Vahap Canbay ve hayatını kaybeden Kundakçı'nın ailesi arasında yaşanan tartışma dikkat çekti. Canbay'ın aileyle tartışma yaşadığı gergin anlar kameralara yansırken; Canbay'ın yakınlarından birisinin ise basın mensuplarını tehdit ettiği ve üzerlerine yürüdüğü anlar da görüntülerde yer aldı.
Öte yandan Müebbet hapis istemiyle yargılanan sanıklar arasında yer alan Aleyna Kalaycıoğlu’nun mahkemede yaptığı beyan dikkat çekti. Duruşmada Kalaycıoğlu’nun aylık gelirini 300 bin TL olarak açıklaması salonda dikkatle takip edilirken, dosyada yer alan diğer sanıkların savunmalarının da alınmasına devam edildi.
"1 SAAT VEYA 2 SAAT ORADA BEKLEDİK"
Tanık olarak ifade veren Vahap Canbay, "Benim, Aleyna ile belirsiz ucu açık ayrılık konuşması olmuştu. Kendisinin yengeme attığı mesaj vardı, ona nazaran yengeme de mesaj atmış diye yanına çıkıp gitmiştim. Kubilay o gece bizde kalıyordu. İfadelerde belirttiğimiz gibi 'Gidelim' dedi. 'Bayram arefesi, gidelim barışmış oluruz' gibisinden konuşma oldu. Kubilay ile Yalçın zaten gidiyordu. 'Ben de geleyim o zaman' dedim. Yalçın da olay günü bizdeydi. İlk gittiğimiz vakit temizlikçi kapıyı açıp, 'Temizlik yapıyorum, kimseyi alamam' dedi. Kadın demek ki erkek olan yerde temizlik yapamıyor diye bekledik. 1 saat veya 2 saat orada bekledik. Stüdyodaki köpek benim, Aleyna'nın çok sevdiği köpek. O sevdiği için ona vermiştim. Kapıda beklerken bir tane siyah araç yanaştı, sadece çakarlarını görüyorduk. Araçtan biri indi cama vurdu, kapıyı açtım. 'Sizi bir daha bu kızın etrafında görmeyeceğim' dedi. Sol kolumu Kubilay'a doğru kaldırdım, cenin pozisyonu aldım. Sağ bacağım veya elim Alaattin'in koluna değmiş olabilir. Şahsın koluna bir temasım olmuş olabilir. Kendimizi korumak için kapattığımda değmiş olabilir" dedi.
"OLAY ANINDA KİMSE SESİNİ ÇIKARTMADI"
Canbay, "Olay anında kimse sesini çıkartmadı, ben sadece 'Yapma' diye bağırdım. Birinin vurulduğunu anlamadım. Kubilay bağırınca koşarak Kubilay'ın yanına gittim. Kucağıma alıp, yardım çığlığında bulundum. Bu olay günü öğlenden sonra konuşmalar gerçekleşmişti. Temizlikçimiz beni arayıp, Aleyna'nın Alaattin ile sevgili olduğunu söylemişti. Ağlamaya başladım. Ölüm gibi bir şey oldu, 'Kendimi öldürürüm' gibi söyledim" ifadelerini kullandı.
"BU OLAYDA EN MAĞDUR BENİM"
Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan, "Ben olay günü bayram için Ankara'daydım. Metin gece beni aradı, 'Alaattin kavgaya karışmış ama ne olduğunu bilmiyorum, bana geliyor' dedi. Telefon görüşmesinden sonra Bilal'i aradım, telefonu kapalıydı. Gece 1-2 gibi Bilal ile görüştüm, ardından uyudum. Sabah kalktığımda çocuklarım bir cinayet olduğunu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun adının geçtiğini söyledi. Metin'i aradım durumu sordum. Bana 'Olay bu sanırsam, ben de bilmiyorum' dedi. Bu olayda en mağdur olan benim. İtibarım yerlerde süründü. Bir sonraki gün Alaattin yakalandı. Ben 45 gün cezaevinde yattım ne olduğunu bilmeden. Ben 9 çocuğa bakıyorum, en mağdur taraftayım. Beraat etmek istiyorum. Metin ile mesajlarımın sebebi çocuktan bilgi alırsanız bana haber vermeleri için yazıştığımız bir mesajdı" dedi.
Mahkeme, anne Zuhal Kalaycıoğlu'nun ev hapsinin kaldırılmasına, adli kontrol uygulanan tutuksuz sanıkların imza yükümlülüklerinin kaldırılmasına, sanıkların yurt dışına çıkış yasaklarının devam etmesine ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 13 Temmuz'a erteledi.





