İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın 17 Haziran'da Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Ekipler tarafından mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için gerekli talimatların verildiği ve soruşturmaya titizlikle devam edildiği aktarıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, "Mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için kolluğa gerekli talimatlar verilmiş olup soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir" denildi.
EŞİ OLAY ANINI ANLATTI
Erhan Karaal'ın eşi Ayşe Toprak Karaal, olayla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Olay öncesi eşiyle birlikte yürüyüşe gideceklerini dile getiren Karaal, "Eşimi iki kişi yakalayıp, kafasına vurup arabanın içine attı" dedi.
“KAFASINA VURUP ARABANIN İÇİNE ATTI”
Ayşe Toprak Karaal, "Dün eşim işten geldikten sonra yemek yedik ve yürüyüş için sahile inecektik. Küçük kızımla birlikte eşim önden dışarıya çıktı. Küçük kızım biraz öndeydi. Eşimi iki kişi yakalayıp arabanın içine, kafasına vurup arabanın içine attı. O arada komşular hepsi bir bağırış halinde. Arkadaşım da geliyordu, arabayı tespit ettim dedi. Ben de o arada cama çıktım. Camdan eşimin kafasına vurularak içeri atılışını gördüm. Büyük kızım da o arada tabii koşturarak aşağıya indi. Babası 'Melis, Melis' diye bağırıp onu uzaklaştırmak mı istedi artık ya da yardım mı istedi, bilmiyorum ama o arada eşimin telefonu açıldı. Üç kere 'polis, polis, polis' diye bağırdı. Araba hızla giderken polis ekipleri zaten hemen geldi. Arkadaşım da arabanın arkasından koşturdu. Biz orada 17 yıldır oturuyoruz. Komşuların hepsi aşağıya geldi ama hiçbir şekilde yetişemedik. Ne olduğunu anlayamadık. Hayatımızda ilk defa yaşadığımız bir şey" dedi.
“BABAMIN TELEFONU AÇILDI”
4 kişiyi net gördüğünü söyleyen Karaal, "5 kişi olur mu o kısmını yukarıdan camdan bakarak seçemedim açıkçası. Bizde 'iPhone Bul' uygulaması var. Dünden beri telefonu kapalıydı. Kızım sürekli ağlayarak, sürekli 'babam nerede babam nerede' diye hep telefonlarına bakarken 'anne' dedi, 'babamın telefonu açıldı.' Çok sevindik, hemen polis memurlarına ilettik. Arabaya atlayıp gidildi. Kartal'da açık bir alanda, samanlık bir alanda sinyal geldiği görüldü. Yalnız telefon henüz bulunamadı. Bana henüz bulunduğuna dair bir bilgi gelmedi" ifadelerini kullandı.
“HEPİMİZ ŞOK OLDUK”
Hiçbir şekilde hasımlarının olmadığını aktaran Karaal, şunları söyledi:
"Biz yıllardır aynı mahallede yaşarız. Hiç kimseyle bir kötülüğümüz yok, kötü sözümüz yok. Eşim zaten inanılmaz efendi, inanılmaz duygusal, karıncayı dahi incitmeyen bir insandan bahsediyoruz. Hepimiz şok olduk. Tehdit olamaz çünkü benim iki tane kızım var, okula gidiyor. Sahilde bisiklet sürüyorlar, oraya buraya gidiyorlar. Tehdit olsa ben emekli oldum, kızlarımın başındayım. Hani eşim 'kızlar giderken sen yanında dur, hani bir şey olabilir' diye beni uyarırdı ama hiçbir şekilde hiçbir uyarı, hiçbir tehdit olmadı. Arkadaşım arabanın plakasını hemen aldı. Arabayı da tarif etti. Plakadan zaten arabayı da buldular. Arabayı polis memurlarımız buldu, getirdiler. Dedi ki 'bu 3 gündür yatan bir araba. Hiçbir şekilde bu araba çalışmamış. Muhtemelen ikiz araba yaptılar, ikiz plaka yaptılar' diye bir bilgi geldi bana. Bizim sokaktaki bir araba değildi. Biz hani sonuçta yol üzerindeyiz, hangi araba park ediyor bilmiyoruz açıkçası ama muhtemelen eşimi takip eden, planlı bir organizasyon diye ben düşünüyorum."
“EŞİMİN ACİLEN BULUNMASINI İSTİYORUM”
Dün akşam 21.00'dan beri haber alamadıklarını belirten Karaal, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde hiçbir Türk vatandaşı kapısının önünden karga tulumba şeklinde kızlarının, ailesinin, komşularının önünde alınmamalı. Eşimin acilen bulunmasını istiyorum. Bulunana kadar da ben polis merkezinde bekleyeceğim. Polislerimiz de gece gündüz çalışıyor şu anda. Hepsi aramalarına devam ediyor. Hepsinden gelecek iyi haberi bekliyorum. Nedenini bilmiyorum. Yani bir şey olma ihtimali de yok. Çünkü eski çalıştığı iş yeri arkadaşlarına sordum, yeni çalıştığı iş yeri arkadaşlarına sordum, patronlarına sordum, genel müdürlerine sordum. Hepsinin ortak fikri; Erhan çok dürüsttür, çok akıllıdır, asla hiç kimseyi incitmez, işini dürüst yapar. Hiçbir şekilde bizim hiç kimseye borcumuz, harcımız yoktur. Eşim kumar oynamaz, içki içmez, sigara kullanmaz. İşten eve, evden işe giden, biz düzgün yaşayan, eski zamana ait aile insanlarıyız" diye konuştu.
GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI
Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmasına ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde Karaal’ın araca bindirildiği ve kaçırıldığı anlar yer aldı. Görüntülerde Karal'ın darbedilerek bindirildiği ve kaçırıldığı iddia edilen aracın sokağı hızla dönerek uzaklaştığı anlar yer aldı.
ERHAN KARAAL'IN İBB DAVASINDA VERDİĞİ İFADE ORTAYA ÇIKTI
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü dosyasında tutuksuz olarak yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın 1 Ekim 2025 tarihinde Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü dosyası kapsamında Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesi ortaya çıktı.
"ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMAK İSTEMİYORUM"
Erhan Karaal emniyetteki ifadesinde, "Ben herhangi bir örgüte üye değilim ve herhangi bir suç işlemedim. Bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. 5 yıldır Kültür A.Ş.’nin mali işler müdürü olarak görev yapmaktayım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ürün hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katılmadım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait iştiraklerden olan Kültür A.Ş.’nin düzenlemiş olduğu birçok ihaleye mali üye olarak katıldım" demişti.
260 MİLYON 755 BİN 555 TL KAMU ZARARI SORULMUŞTU
Karaal’e emniyette, Sedat Kapıdağ’ın yetkilisi olduğu Universal Medya’nın 2019 yılı Ekim ayı öncesinde izin verilen Beşiktaş’ta bulunan reklam alanının belediye tarafından İstanbul Reklam İlan ve Tanıtım Yönetmeliği gerekçe gösterilerek kullanımına izin verilmediği anlatılmıştı. Devamında, şirkete ait reklam panolarının zabıta tarafından sökülerek kaldırıldığı, söz konusu uygulamanın başka şirketlere yapılmadığı, Mecidiyeköy Gayrettepe arasında bulunan reklam alanlarının ilgililere ecrimisil alınarak kullandırıldığı ve İstanbul’un birçok yerinde aynı uygulamanın yapıldığı da ifade edilmişti.
İBB şirketleri olan Kültür ve Medya A.Ş ile gayrimeşru işlemlerle anlaşan şirketlere yasadışı talimatlar ile keyfi uygulamalar yapıldığı, izin alınması mümkün olmayan inşaat ve binalardaki reklam panolarına İBB başkanının talimatı ile danışman Murat Ongun ile Ertan Yıldız, Kültür A.Ş Eski Genel Müdürü Serdal Taşkın ve zabıtadan sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Murat Yazıcı’nın gayrimeşru talimatlarıyla, yasadışı reklam uygulamalarına izin verildiği, ceza da uygulanmadığı ifade esnasında belirtilmişti. Gayrimeşru izinler, yasadışı protokoller, gerçek olmayan reklam işleri ile usulsüz paralar ödendiği, ecrimisiller tahsil edildiği, Kültür A.Ş ve Medya A.Ş’nin usulsüzlüklere kılıf yapıldığı ve 260 milyon 755 bin 555 TL + KDV kamu zararına sebep olunduğu ve şirket sahiplerine haksız kazanç sağlandığı iddiası emniyette açıklanmıştı.
“OLAYLA İLGİLİ BENİM BİLGİM VE ALAKAM YOKTUR”
"Eylem hakkında detaylıca açıklama yapınız, şahısların rolleri ve sizin eylemdeki rolünüz nedir?" şeklindeki soruya ise Karaal, "Ben Kültür A.Ş.’de mali işler müdürü olarak çalışmaktayım. Ben ve altımda çalışan 2 şefim ile beraber Kültür A.Ş.’nin yapmış olduğu ticari sözleşmeleri mali şartlarını takip ederiz. İlgili birimce düzenlenen sözleşme ilgili birimdeki müdürü ve genel müdür imzasından geçtikten sonra onaylanır ve onaylanan sözleşmelerin mali yükümlülüklerini takip etmek amacıyla benim müdür olarak görev yaptığım birime gelir. Bu sözleşmelerin onayı ile alakalı benim tasarruf yetkim yoktur. Ben sadece onaylanan sözleşmelerin mali yükümlülük kısmını takip ederim. Olayla ilgili benim bilgim ve alakam yoktur. Ben bu olayı tam tarihini hatırlamamakla beraber bahsi geçen tevdi raporunun Kültür A.Ş.’ye gönderilmesi sebebiyle biliyorum. Bunun dışında bu konuyla alakalı görgüm, bilgim ve alakam yoktur" cevabını vermişti.
"ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”
Karaal kendisine yöneltilen 7 iddia hakkında da emniyette verdiği ifadesinde herhangi bir dahilinin olmadığını söyleyerek, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bahse konu eylemler görevim ve iş tanımım içerisinde değildir" ifadelerini kullanmıştı.
Öte yandan tutuksuz sanık olması nedeniyle Karaal'ın Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü duruşmasında henüz savunması alınmadığı öğrenildi.
2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Erhan Karaal’ın kaçırılması olayına ilişkin 2 kişi gözaltına alındı.





