Jeffrey Epstein’in karanlık geçmişine dair yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Epstein’in mağdurlarından Rina Oh, istismar ağının bilinmeyen yönlerini ilk kez Türk basınına anlattı. Yaşadıklarını anlatan Oh, burs vaadiyle nasıl kandırıldığını ve süreç içinde travmaları detaylandırdı. Epstein’in kendisinden “Sultan” diye söz ettiğini ve bir “harem planı” kurduğunu öne süren Oh, Osmanlı tarihine ve özellikle Topkapı Sarayı’na yönelik takıntılı ilgiyi de gündeme getirdi. Açıklamalar, Epstein dosyasındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Epstein ile eski bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığını belirten Oh, süreci şu sözlerle anlattı: “Sanat koleksiyonerliği yaptığını duydum ve bir gün görüşmeyi kabul ettim. O dönemde birçok genç öğrencinin eğitim masraflarını karşıladığını söylüyordu.” Burs teklifinin başta cazip göründüğünü ifade eden Oh, “Bana bursun hiçbir koşula bağlı olmadığını ve onu bir daha görmek zorunda kalmayacağımı söyledi. Ancak durum böyle çıkmadı” dedi. Talepleri reddetmesi üzerine desteğin geri çekildiğini belirten Oh, “Benden beklediği şeyler benim içinde olmak istediğim şeyler değildi” ifadelerini kullandı.

Epstein’in kendisinden üçüncü tekil şahıs olarak söz ettiğini aktaran Oh, “Kendisinden sürekli ‘Sultan’ diye bahsediyordu. Bir haremin parçası olacağımı ve onun ‘gözdesi’ konumunda bulunacağımı söyledi” dedi. Osmanlı İmparatorluğu’na özel bir ilgi duyduğunu belirten Oh, “Topkapı Sarayı’nın mimarisini, kültürünü ve tarihini ayrıntılı biçimde incelememi istiyordu” diye konuştu. Başlangıçta bu konuşmaları entelektüel bir merak olarak gördüğünü dile getiren Oh, “Daha sonra bunun ne kadar ciddi olduğunu bana gösterdi” ifadelerini kullandı.
Florida’da bulunduğu dönemi “gerçek bir kırılma noktası” olarak tanımlayan Oh, “Yurtdışına küçük çocuklarla yasa dışı ilişkilere girmek için seyahat ettiklerini söylediklerinde dehşete düştüm” dedi. Konuşmaya başladıktan sonra tehdit edildiğini söyleyen Oh, “Tehdit edildim, takip edildim ve bu süreç beni yeniden travmatize etti” ifadelerini kullandı.
Adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını düşündüğünü belirten Oh, “Küresel ölçekte hala bir insan kaçakçılığı ağı olduğuna inanıyorum” dedi. Sanatçı kimliğiyle mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Oh, “Ben bir sanatçıyım, bir yazarım ve dikkate alınması gereken bir sesim var” sözleriyle açıklamalarını tamamladı.
KAYNAK: MİLLİYET




