Diyarbakır'da 2021 yılında başlayan bir tazminat davasında, gebelik takibini gerçekleştiren kadın doğum uzmanı hakkında verilen karar sonrası milyonluk icra işlemi uygulandı. Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, istinaf mahkemesinin yerel mahkeme kararını bozmasına rağmen hekimin yaşadığı maddi kaybın giderilemediğini ifade etti.

Antalya’da yaşanan feci olayın ardından acı haber geldi!
Antalya’da yaşanan feci olayın ardından acı haber geldi!
İçeriği Görüntüle

DownsendromlubebekdavasiGEBELİK TAKİBİ SONRASI BAŞLAYAN TAZMİNAT DAVASI

Temmuz 2021'de Diyarbakır'da meydana gelen olayda edinilen bilgilere göre, dördüncü çocuğunu dünyaya getiren bir kadın, bebeğinin down sendromlu doğmasının ardından gebelik sürecinde kendisine üçlü tarama testinin önerilmediğini ileri sürerek kadın doğum uzmanı hakkında tazminat davası açtı. Hekim tarafının ise gebelik takibi sırasında üçlü tarama testinin aileye önerildiğini ancak testin aile tarafından kabul edilmediğini savunduğu belirtildi. Yaklaşık 4 yıl devam eden dava sürecinin ardından geçtiğimiz ocak ayında görülen duruşmada yerel mahkeme tarafından doktor hakkında tazminat kararı verildi. Kararın ardından doktor hakkında yaklaşık 77 milyon liralık icra işlemi başlatıldı ve mal varlığına haciz uygulandı.

HekimsenbaskanHEKİMSEN'DEN DOKTORUN YAŞADIĞI SÜRECE İLİŞKİN AÇIKLAMA

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, yaptığı açıklamada iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek hekimin yaşadığı sürece dikkat çekti. Kurban, gebelik takibi sırasında üçlü tarama testinin hastaya önerildiğini ancak ailenin ek maliyet gerekçesiyle testi yaptırmak istemediğini savundu.

"DOKTOR TRAFİK KAZASI GEÇİRDİĞİ İÇİN KENDİNİ SAVUNAMADI"

Kurban, doktorun dava sürecinde ciddi bir trafik kazası geçirdiğini ve uzun süre tedavi gördüğünü belirterek şunları kaydetti: "Hamile hastamız özel bir merkezde takip ediliyor. Takip edilirken kendisine, 'Üçlü tarama testi vakti geldi. Bunu yaptırır mısınız?' deniliyor. O da 'Yaptırmak istemiyorum. Allah'ın yarattığına karşı değilim' diyor. Hasta bunu istemiyor çünkü bu özel hastanede ek bir masraf demek. Bu tarama talebini aile inkar da etse etmese de bunun doktor tarafından söylenmemiş olma ihtimali yok. Akabinde bu doktorun başına bu süreçte bazı şeyler geliyor. Çok ciddi bir trafik kazası geçiriyor. Yoğun bakımda yatıyor. İki yıl kadar kendine gelemiyor. Tarama yaptırılmayan bebeğin doğduğunda down sendromlu olduğu anlaşılınca doktora dava açılıyor. Bu sırada doktor da kendini savunacak durumda değil. Doktor arkadaşımız o sırada zaten ciddi bir travma yaşıyor. Trafik kazası sonrası yoğun bakımda kalması gerekiyor. Bazı ameliyatlar geçiriyor."

"YEREL MAHKEMENİN KARARIYLA HEKİMİN BÜTÜN MALI-MÜLKÜ GİTTİ"

Doktorun tedavi süreci devam ederken dava sürecinin ilerlediğini belirten Kurban, hekimin kendisini savunacak durumda olmadığı için kararın aleyhine sonuçlandığını ifade etti. Kurban, "Doktor arkadaşımız kendini savunacak durumda olmadığı için karar şikayetçiler lehine çıkıyor ve doktorun malına icra geliyor. 77 milyon TL'lik bir icra geliyor. Sabah icra memuru geliyor ve alabileceği her şeyi alıyor. Karar İstinafa ve Yargıtay'a gitmeden yerel mahkemenin kararıyla hekimin bütün malı-mülkü gitti" dedi.

İSTİNAF KARARI BOZDU, ANCAK MAĞDURİYET DEVAM ETTİ

Yerel mahkemenin verdiği kararın daha sonra istinaf tarafından bozulduğunu belirten Kurban, maddi kayıpların geri alınmasının zor olduğunu dile getirdi. Kurban, "Yerel mahkemenin bu kararı Yargıtay'da da bozulacak. Doktor verdiklerini geri alabilecek mi? Alamayacak. Avukat alacağını aldı. Paranın bilmem yüzde kaçını aldı, çekildi. Ondan bir şey alamazsın. Şikayetçiden paranı geri alabilecek misin? Alamayacaksın. Doktorun bütün malı gitti. Gidecek her şey gitti" diye konuştu. HEKİMSEN olarak süreci takip ettiklerini belirten Kurban, olayın hukuki, vicdani ve tıbbi yönleriyle değerlendirildiğini, sendika avukatları aracılığıyla doktora hukuki danışmanlık desteği sağlandığını söyledi.