Antalya 17 Nisan Cuma günü Diplomasi Forumu’na ev sahipliği yağtı. Forum’da konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hürmüz'le ilgili bizim tavrımız çok nettir. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasından satır başları ise şu şekilde;
"Program kapsamında yapılacak etkinliklerin, görüşmelerin verimli geçmesini diliyorum. Küresel bir markaya dönüşen Antalya Diplomasi Forumu’nu başarıyla organize edenlere tebriklerimi iletiyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususu ifade etmek istiyorum; Bu organizasyonu insanların hangi değerler etrafında buluşabileceği üzerine istişarelerin yapıldığı bir akıl platformu olarak görüyoruz. Antalya Diplomasi Forumu umudun ortak kürsüsüdür. Forum küresel bir markadır."
“Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaşın komşu coğrafyalardaki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılmasında alternatif rota arayışlarını hızlandırdığı görülüyor. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarına kalkınma yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla işbirliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yakın çevremizdeki bir diğer çatışma alanı olan Ukrayna'daki savaşın getirdiği yıkım ve can kayıplarından üzüntü duyuyoruz. Tarafların adil ve eşit şekilde temsil edildikleri bir müzakere süreciyle savaşın sona ereceğine yönelik inancımızı halen koruyoruz. Şunu tüm samimiyetimle burada dile getirmek isterim. Türkiye, tarafların da istekli olması halinde liderler zirvesi dahil, doğrudan müzakerelerin devamı için her türlü kolaylaştırıcı adımı desteklemeye hazırdır."
"(ABD-İsrail ve İran arasında) Ateşkesin araladığı fırsat penceresinin kalıcı barışın tesisi için etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. İsrail hükümetinin tahrikleriyle başlayan bu anlamsız ve son derece maliyetli savaşta Pakistan Başbakanı Değerli Kardeşim Şerif’in girişimleriyle ilan edilen 15 günlük ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Unutulmasın ki; barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir. Ne kadar derin olursa olsun anlaşmazlıkların çözümünde sözün yerini tekrar silahların, müzakerelerin yerini kanlı mücadelenin almasına izin verilmemelidir. Hürmüz geçişi ile ilgili tavrımız net. Hürmüz'ün bir yakası İran ise diğer yakası Umman'dır. Körfez ülkelerinin açık denizlere erişim hakkı kısıtlanmamalıdır. Esas olan, yerleşik kurallar temelinde seyrüsefer serbestisinin temini ve Hürmüz'ün ticari gemilere açık tutulmasıdır. Türkiye olarak enerji ve bağlantısallık alanlarında Kalkınma Yolu gibi vizyon projeleriyle komşularımızla işbirliğine açık olduğumuzun bilinmesini istiyorum."




