Antalya Diplomasi Forumu 2026 çerçevesinde gerçekleştirilen "COP31'e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum önemli açıklamalarda bulundu. Panelde, iklim eyleminin güçlendirilmesi, enerji güvenliği ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı.

17 Nisan Cuma: Antalya’da bugün ne oldu?
17 Nisan Cuma: Antalya’da bugün ne oldu?
İçeriği Görüntüle

ADF’DE İKLİM GÜNDEMİ MASAYA YATIRILDI
Panele Murat Kurum’un yanı sıra Eski Fransa Başbakanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius, Azerbaycan İklim Meselelerinden Sorumlu Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago ile BM Genel Sekreter Özel Danışmanı ve İklim Eylem Ekibi Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı. Panelde jeopolitik dönüşüm sürecinde iklim politikalarının güçlendirilmesi ve alınan kararların uygulanması süreci değerlendirildi.

BakankurumdaniklimvurgusufosilyakitlardanuzaklasmaliyizANTALYA DEKLARASYONU HAZIRLANIYOR
Bakan Murat Kurum, Türkiye’nin özellikle dirençli şehirler, deprem ve enerji alanındaki tecrübelerini paylaşacağını belirterek, “Antalya deklarasyonu yayınlayacağız” dedi. Kurum, COP31 kapsamında somut sonuçlar elde etmeyi ve farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Türkiye’nin kriz dönemlerinde güçlü bir irade ortaya koyduğunu vurgulayan Kurum, iklim değişikliğinin yol açtığı kayıplara dikkat çekti. “Bir kriz var, bu krizi çözmek için hep birlikte el vermeli, el kaldırmalıyız. Elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerekiyor. Hedefleri yakalamak için irade ortaya koymak gerekiyor” diye konuştu.

TEMİZ ENERJİ ZORUNLULUĞU VURGUSU
Enerji, gıda ve sanayi alanlarında ülkelerin kendi politikalarını geliştirdiğine işaret eden Kurum, çoklu krizlerin kendi kendine yetebilmenin önemini ortaya koyduğunu söyledi. “Her ülke kendi kendine yetecek. Her ülke, çoklu krizler bunu gösterdi, enerjisini, gıdasını, üretimini kendi ülkesi için kendi halkına yetecek seviyede yürütmesi önemli. Temiz enerjiye ulaşmak zorundayız, öyle veya böyle” dedi.
Yenilenebilir enerjiye yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Kurum, “Temiz enerji bizde rüzgarla, güneşle olur. Avrupa'da denizle olabilir. Brezilya'da derelerle olabilir. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar alındı” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu süreci fırsat olarak gördüğünü ve COP31’de temiz enerjiyi öncelikli başlıklardan biri haline getireceklerini söyledi.

KurumdaniklimvurgusufosilyakitlarTEKNOLOJİ TRANSFERİ ÇAĞRISI
Kurum, yeşil dönüşüm sürecinde teknoloji transferinin kritik rolüne dikkat çekerek, gelişmiş ülkelerin teknolojilerini gelişmekte olan ülkelere aktarması gerektiğini belirtti. “Yeşil enerji, dönüşüm teknoloji transferiyle olur. Gelişmiş ülkelerin teknolojiyi, gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Afrika'daki öncelik ile Avrupa'daki öncelik farklı. Oralara teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız” dedi.

KÜRESEL İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Laurent Fabius, jeopolitik gelişmelerin yalnızca iklim değil, güvenlik ve bağımsızlık açısından da harekete geçmeyi zorunlu kıldığını ifade etti. Düşük karbon ekonomisine geçişin önemine değinen Fabius, iklim mücadelesinin artık sadece hükümetlerle sınırlı olmadığını belirterek, “Başlangıçta COP'un aksiyonu hükümetlerin eylemlerine bağlıydı. Tamam, hükümetler çok ama çok önemlidir ancak iş dünyasına, yerel seçilmiş makamlara, sanatçılara, bilim insanlarına, yani herkese ihtiyacımız var” diye konuştu.

COP31 TÜRKİYE İÇİN FIRSAT
Muhtar Babayev, küresel gündemde iklim konusunun geri planda kaldığını, çatışmalar ve enerji krizlerinin ön plana çıktığını söyledi. Türkiye’de düzenlenecek COP31’in bu ilgiyi yeniden canlandırmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Babayev, “Dünya genelinde pek çok zorluk ve çatışma var. Şimdi bu, Türkiye ekibi için bu süreçteki liderliğini sergilemek adına yine eşsiz bir şans. İklim finansmanı sürecine daha fazla oyuncu, daha fazla katılımcı ve daha fazla bağışçı davet etmemiz gerekiyor” dedi.

UYGULAMA SÜRECİ ÖNE ÇIKIYOR
Andre Aranha Correa do Lago, Paris Anlaşması sonrası oluşan birikimin yol haritasını net şekilde ortaya koyduğunu belirterek uygulama aşamasına ağırlık verilmesi gerektiğini ifade etti. Selwin Hart ise Paris Anlaşması’ndan 10 yıl sonra ülkelerin yalnızca iklim gerekçeleriyle değil, enerji güvenliği ve bağımsızlık gibi nedenlerle de karbonsuzlaşma sürecine yöneldiğini dile getirdi.

Kaynak: İHA