Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne başvuran S.H., tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını anlattı. Şüphelilerin kendilerini polis olarak tanıttığını ve kimliğinin bir olayda kullanıldığını söylediklerini belirten S.H., yapılan yönlendirmeler sonucunda yaklaşık 2 milyon TL değerindeki ziynet eşyasını şüphelilere teslim ettiğini ifade etti. Şikayet üzerine harekete geçen ekipler, telefon görüşmeleri ve yürütülen çalışmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini belirledi.

İKİ İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Şüphelilerin yakalanması için il merkezli iki ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise yaklaşık 680 bin lira değerinde ziynet eşyası, 2 cep telefonu ve 1 SIM kart ele geçirildi. Ele geçirilen ziynet eşyalarının olay kapsamında alınan malzemeler arasında olduğu değerlendirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından “nitelikli dolandırıcılık” suçundan adli makamlara sevk edilen 2 şüpheliden biri hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, diğer şüpheli tutuklandı.

AYNI TUZAK, FARKLI MAĞDURLAR
Antalya’da benzer yöntemle vatandaşların hedef alınması, telefon dolandırıcılığının hâlâ ciddi bir tehdit olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Şüphelilerin özellikle “kimliğiniz bir suçta kullanıldı”, “hakkınızda soruşturma var” veya “polisiz, savcıyız” gibi ifadelerle vatandaşları korkutarak değerli eşyalarını elden almaya çalıştığı biliniyor.

Üstelik bu yöntem yeni de değil. Antalya’da daha önce de kendisini polis, savcı veya farklı kamu görevlileri olarak tanıtan şüphelilerin vatandaşlardan milyonlarca lira değerinde para ve ziynet eşyası aldığı operasyonlar düzenlenmişti. Polisin vatandaştan soruşturma bahanesiyle evindeki altınları, paraları veya ziynet eşyalarını teslim etmesini istemeyeceği gerçeğine rağmen, dolandırıcıların kurduğu baskı tuzağı hâlâ işe yarıyor. Antalya’daki son olay da bu tehlikenin devam ettiğini gösterdi.




