Antalya, 2026 yılının en kritik yangın günlerinden birini yaşıyor. Dün Aksu ilçesinde başlayan ve şiddetli rüzgârın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayılan orman yangınıyla mücadele ikinci gününde devam ediyor. Yangın nedeniyle yüzlerce kişi evlerinden tahliye edilirken, hayvan barınağının da boşaltıldığı bildirildi. Son haftalarda kentin farklı noktalarında yaşanan onlarca yangının ardından ortaya çıkan tablo, Antalya’nın orman, tarım alanları ve yerleşim yerlerinin iç içe geçtiği bölgelerdeki yangın riskini bir kez daha gözler önüne serdi.
ALEVLER KARAÖZ’DEN BAŞLADI, ÜÇ İLÇE HATTINA YAYILDI
Yangın dün Aksu ilçesinin Karaöz Mahallesi’nde başladı. İlk saatlerde rüzgârın etkisiyle hızla büyüyen alevler, Yeşilkaraman ve çevresindeki ormanlık alanlara ilerledi. Yangının ilerleyen saatlerde Döşemealtı ve Kepez sınırındaki bölgelere kadar ulaşması, müdahale çalışmalarını daha da zorlaştırdı. Yangının etkilediği bölgelerde Aksu’da Karaöz, Yeşilkaraman ve Çamlıbel hattı, Döşemealtı’nda Ekşili, Kızıllı ve Ilıca çevresi ile Kepez’de Çamlıca hattı öne çıktı. Yerleşim yerlerine yaklaşan alevler nedeniyle bazı bölgelerde tahliye kararları alınırken, güvenlik güçleri yangın riski bulunan alanlarda vatandaşlara tahliye anonsları yaptı.
İlk aşamada yangına 3 uçak, 9 helikopter, 45 arazöz, 2 iş makinesi ve 275 personelle müdahale edildi. Havanın kararmasıyla hava araçlarının devreden çıkması, yangınla mücadelede kritik bir dönemece neden oldu. Gece boyunca mücadele karadan sürdürülürken, ekip sayısı ve araç desteği artırıldı.

720 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ, 254 EV BOŞALTILDI
Yangının yerleşim alanlarını tehdit etmesi üzerine Antalya’daki en geniş kapsamlı tahliye çalışmalarından biri gerçekleştirildi. Açıklanan son bilgilere göre 254 ev tedbir amacıyla boşaltılırken, 720 kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Yangının altyapı üzerindeki etkisi de büyük oldu. Alevlerin etkilediği bölgelerde 2 bin 97 haneye elektrik verilemedi. Bölgede AFAD koordinasyonunda çalışmalar sürdürülürken, mobil koordinasyon araçları ve iletişim ekipleri de konuşlandırıldı. Yangınla mücadelede binin üzerinde personelin görev yaptığı bildirildi. Orman ekipleri, itfaiye, AFAD, jandarma, polis ve diğer kurumların yanı sıra vatandaşlar da birçok noktada söndürme çalışmalarına destek verdi.
RÜZGÂR ALEVLERİ KÖRÜKLEDİ
Aksu yangınının kısa sürede geniş bir alana yayılmasında en önemli faktörlerden biri kuvvetli rüzgâr oldu. Yangın sırasında etkili olan rüzgâr, alevlerin ilerleme hızını artırırken aynı zamanda yanan parçaların farklı noktalara taşınmasına neden oldu. Orman yangınlarında rüzgâr yalnızca alevleri bir yönden diğerine taşımıyor. Ateşin yanmasını hızlandıran oksijen akışını artırıyor, alevleri kuru bitki örtüsüne doğru itiyor ve yanan parçaların ana yangının önüne taşınmasıyla yeni yangın noktalarının oluşmasına neden olabiliyor.
Aksu yangınında da ekiplerin karşılaştığı en büyük tehlikelerden biri bu oldu. Yangının enerjisiyle havaya taşınan yanıcı maddelerin farklı noktalarda yeni alevlenmelere neden olması, söndürme çalışmalarını zorlaştırdı. Şiddetli rüzgâr nedeniyle ekipler yalnızca mevcut alevlerle değil, yangının sıçrayabileceği yeni noktalarla da mücadele etmek zorunda kaldı.

İNSANLARIN YANI SIRA HAYVANLAR DA TAHLİYE EDİLDİ
Yangının etkilediği bölgelerde yalnızca vatandaşlar değil, hayvanlar da risk altında kaldı. Yangın tehdidinin büyümesi üzerine Aksu’daki hayvan barınağının tahliye edildiği bildirildi. Ancak şu ana kadar tahliye edilen hayvanların sayısına ilişkin resmî ve net bir rakam açıklanmadı. Yangının görünmeyen bilançosunun ise yaban hayatında ortaya çıkması bekleniyor. Ormanlık alanlarda yaşayan memeliler, kuşlar, sürüngenler, böcekler ve diğer canlılar için yangın yalnızca doğrudan alev tehdidi anlamına gelmiyor. Yuvaların, yumurtaların, beslenme alanlarının ve yaşam alanlarının yok olması, yangının ekosistem üzerindeki uzun vadeli etkisini oluşturuyor. Özellikle küçük canlılar ve hareket kabiliyeti sınırlı hayvanların yangından kaçma ihtimali daha düşük olurken, yaban hayatına ilişkin kesin bir kayıp bilançosunun ancak yangının tamamen kontrol altına alınmasının ardından yapılacak incelemelerle ortaya çıkması bekleniyor.
Antalya’nın yangın haritası aylar öncesinden alarm vermişti. Aksu’da yaşanan büyük yangın, Antalya Valiliği’nin 2026 yılı için hazırladığı orman yangınlarıyla mücadele planını da yeniden gündeme getirdi. Antalya genelinde yangın riski taşıyan bölgelerin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalarda, özellikle düşük rakımlı ve yerleşim alanlarına yakın ormanlık bölgeler mercek altına alınmıştı.
ANTALYA VALİLİĞİ HASSAS NOKTALARI BELİRLEMİŞTİ
Antalya Valiliği tarafından yapılan planlamada 0 ile 400 metre arasındaki rakımlarda bulunan 125 hassas nokta belirlenmişti. Orman yangınlarının önemli bölümünün bu bölgelerde meydana geldiğine dikkat çekilirken, kurumlar arası koordinasyonun hızlandırılması ve yangınlara erken müdahale edilmesi hedeflenmişti.
Aksu’daki son yangın, Antalya’nın en büyük sorunlarından biri olan orman-yerleşim-tarım alanı üçgenini yeniden ortaya çıkardı. Ormanların hemen yanında evlerin, seraların, tarım arazilerinin ve işletmelerin bulunması, küçük bir yangının kısa sürede çok daha büyük bir afete dönüşmesine neden olabiliyor.
SON HAFTALARDA ANTALYA’DA YANGIN YOĞUNLUĞU DİKKAT ÇEKTİ
Antalya’da yaşanan son büyük yangın tek başına değerlendirildiğinde bile ciddi bir tablo ortaya koyuyor. Ancak son haftalardaki yangınlar bir araya getirildiğinde kentteki durum daha da çarpıcı hale geliyor. 29 ve 30 Ağustos tarihlerinde Antalya genelinde yalnızca iki gün içerisinde 14 orman yangını ve 24 orman dışı alan yangını olmak üzere toplam 38 yangın meydana geldi. Bu yangınlar Antalya’nın birçok ilçesinde farklı noktalarda çıktı.
Alanya, Aksu, Muratpaşa, Kaş, Manavgat ve Serik başta olmak üzere birçok ilçede orman yangınları meydana gelirken, Kepez, Konyaaltı, Gazipaşa, Kumluca ve diğer ilçelerde de orman dışı alanlarda yangınlar çıktı. İki günlük süreçte ortaya çıkan 38 yangın, Antalya’nın 2026 yazındaki en dikkat çekici yangın yoğunluklarından biri olarak kayıtlara geçti.

AYNI GÜN ALTI İLÇE YANGINLARLA MÜCADELE ETTİ
Aksu’daki büyük yangının başladığı 7 Eylül’de Antalya’nın farklı ilçelerinde de yangınlar meydana geldi. Aksu’nun yanı sıra Serik, Muratpaşa ve Alanya’da farklı alanlarda çıkan yangınlara müdahale edildi. Aksu’daki büyük yangının ilerlemesiyle Döşemealtı ve Kepez de yangının etkilediği ilçeler arasına girdi.
Böylece son büyük yangın dalgasında Aksu, Serik, Muratpaşa, Döşemealtı, Alanya ve Kepez olmak üzere Antalya’nın en az altı ilçesi doğrudan yangın tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Serik’te iki ayrı noktada başlayan yangınlarda evler zarar gördü ve dumandan etkilenen vatandaşlar hastaneye kaldırıldı. Muratpaşa’da sazlık alanda başlayan yangın seralara ve tarım arazilerine sıçradı. Alanya’da ise çalılık alanda çıkan yangın ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Serik’te meydana gelen yangında ilk belirlemelere göre yaklaşık 160 hektarlık alanın etkilendiği bilgisi paylaşıldı. Ancak Aksu’daki büyük yangının kaç hektarlık alanda etkili olduğuna ilişkin henüz kesin ve resmî bir bilanço açıklanmadı.
YANAN ALANIN GERÇEK BİLANÇOSU HENÜZ BİLİNMİYOR
Antalya’daki yangınların en önemli soru işaretlerinden biri de toplamda ne kadar alanın zarar gördüğü. Şu ana kadar Aksu yangını için resmî olarak kesin bir hektar rakamı açıklanmadı. Bu nedenle Aksu yangını için tahmini bir alan rakamı vermek yanıltıcı olabilir. Yangının gerçek bilançosunun, alevlerin tamamen kontrol altına alınmasının ve bölgede yapılacak hasar tespit çalışmalarının ardından ortaya çıkması bekleniyor. Ancak şu ana kadar bilinen veriler bile tablonun büyüklüğünü gösteriyor. Bir tarafta 720 kişinin tahliye edildiği Aksu yangını, diğer tarafta yalnızca iki günde 38 farklı yangının meydana geldiği Antalya… Buna Serik’te etkilendiği bildirilen yaklaşık 160 hektarlık alan da eklendiğinde, 2026 yazının Antalya açısından ciddi bir yangın dönemi olduğu görülüyor.

ALİ ÇANDIR’IN YILLAR ÖNCEKİ SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEMDE
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın geçmiş yıllarda yaptığı açıklamalar da son yangınların ardından yeniden gündeme geldi. Çandır, özellikle keçiboynuzu gibi bazı bitki türlerinin yangınların yayılmasını yavaşlatabilecek özelliklerine dikkat çekmişti. Ekonomik değeri yüksek ve Akdeniz iklimine uyumlu bitkilerin belirli alanlarda değerlendirilmesi fikrini savunan Çandır, keçiboynuzu ağaçlarının yangının yayılmasına karşı doğal bir set oluşturabileceğini ifade etmişti. Ancak uzmanlık açısından burada önemli bir ayrım bulunuyor. Yanmış her orman alanına doğrudan meyve ağacı dikilmesi, tek başına uygulanabilecek bir çözüm değil. Yangın sonrası yapılacak ağaçlandırma çalışmalarında bölgenin doğal bitki örtüsü, toprak yapısı ve ekosistem özelliklerinin dikkate alınması gerekiyor.
ANTALYA İÇİN ÇARPICI TABLO
Ortaya çıkan tablo Antalya’nın karşı karşıya olduğu yangın riskini açıkça gösteriyor. Bir tarafta yalnızca iki gün içerisinde meydana gelen 38 yangın, diğer tarafta Aksu’da ikinci gününe giren büyük orman yangını bulunuyor. Son büyük yangında 254 ev boşaltıldı, 720 kişi tahliye edildi ve 2 bin 97 haneye elektrik verilemedi. Binlerce personel ve çok sayıda araç yangınla mücadele için seferber edildi. Hayvan barınağı tahliye edilirken, orman ekosistemindeki yaban hayatının ne ölçüde zarar gördüğü ise henüz bilinmiyor. Yangının etkilediği alanın kesin büyüklüğü de henüz açıklanmadı.
Antalya’da 2026 yılında çıkan yangınlarda toplam kaç hektar orman alanının zarar gördüğüne ilişkin güncel ve kapsamlı resmî bilanço henüz açıklanmadı. Son günlerdeki yangınlarda yalnızca Serik’te ilk belirlemelere göre 160 hektarlık alan etkilenirken, Aksu’daki büyük yangının kesin bilançosu henüz netleşmedi.





