Antalya’da kentin doğal mirası falezler ve Antalya Müzesi’nin çevresindeki kamu arazisi yeniden tartışma konusu oldu. Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 8 bin 700 metrekarelik arazinin satışa çıkarılmasına tepki gösteren Mustafa Karancı, alanın kamu yararı gözetilerek korunması gerektiğini savundu. Karancı, Antalya’nın doğal değerlerinin gayrimenkul rantına kurban edilemeyeceğini belirterek, “Antalya’nın doğasını, toprağını ve kamusal hakkını korumak adına her türlü hukuki, bilimsel, demokratik ve kurumsal karşı hamleyi tereddütsüz yaparız!” ifadelerini kullandı.
ANTALYA MÜZESİ’NİN KARŞISINDAKİ KAMU ARAZİSİ SATIŞA ÇIKARILDI
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı, falez koruma bandındaki alanın satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Antalya’nın yalnızca turizm gelirleriyle değil, doğal mirasıyla da Türkiye için önemli bir kent olduğunu vurgulayan Karancı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Antalya falezleri, doğanın milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerle ilmek ilmek işlediği, dünyada eşine az rastlanan bir yeryüzü mirası ve bu kentin en kadim simgesidir. Dalgaların ve zamanın inşa ettiği bu doğa harikası falez kıyı bandı; günübirlik hesaplara, masa başı planlara ve gayrimenkul rantına kurban edilemeyecek kadar hayati bir kamusal değerdir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü eliyle, falez koruma bandında yer alan Bahçelievler Mahallesi 584 ada 1 parseldeki yaklaşık 8 bin 700 metrekarelik kamu arazisinin satışa çıkarıldığını büyük bir infial ve şaşkınlıkla öğrenmiş bulunuyoruz.”

“KÖYDEKİ MİRAS TARLASINI ELDEN ÇIKARIR GİBİ SATAMAZSINIZ!”
Antalya’nın ülke ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çeken Karancı, kentin ekonomik gücünün doğal ve kamusal değerlerin gözden çıkarılması için gerekçe olamayacağını belirtti. Karancı, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Antalya; yalnızca 2025 yılında 189,5 milyar lira genel bütçe vergisi tahsil edilen, 1 milyar 217 milyon doları bereketli topraklarındaki tarım ürünlerinden olmak üzere toplam 2 milyar 140 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren, aynı yıl 17 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak ülke ekonomisine can suyu veren bir dünya kentidir. Tarımdan turizme, üretimden ihracata Türkiye’yi sırtlayan bu kentin gözbebeği niteliğindeki en kıymetli falez alanını, köydeki miras tarlasını elden çıkarır gibi ‘Satarım ha!’ diyerek satamazsınız!”
FALEZLERİN KORUMA STATÜSÜ İÇİN YARGIYA BAŞVURDULAR
Karancı, satışa çıkarılan alanın geçmişteki koruma statüsüne ilişkin sürece de dikkat çekti. Antalya Müzesi ve Meteoroloji Binası’nın karşısındaki alanın doğal sit statüsüne ilişkin alınan karara karşı dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belirten Karancı, satış hamlesini bu sürecin devamı olarak değerlendirdi.
Karancı, hukuki mücadeleye ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Süreç masum değildir; adım adım örülen bir kuşatmanın sonucudur. Antalya Müzesi’nin ve Meteoroloji Binası’nın tam karşısındaki bu alanın doğal sit statüsü, Cumhurbaşkanı Kararı ile falezlerin koruma statüsü önce düşürüldü. TMMOB Jeoloji Mühendisleri odası olarak bu karara karşı derhal yargıya başvurduk, açtığımız davada yürütmenin durdurulması kararını aldık.
Hukuki mücadelemizle durdurduğumuz bu sürece karşı, şimdi alelacele Ankara’dan ilan verilerek satış hamlesiyle karşılık verilmektedir. Bu alanın geleceğini satranç tahtasına, kentin simgesi falezleri piyonlara çevirdiklerini sanıyorlarsa çok fena yanılıyorlar: Antalya’nın doğasını, toprağını ve kamusal hakkını korumak adına her türlü hukuki, bilimsel, demokratik ve kurumsal karşı hamleyi tereddütsüz yaparız!”

ATSO’YA VE ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE ÇAĞRI
Falezlerin korunmasının yalnızca meslek odalarının sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Karancı, Antalya’daki kurumlara birlikte hareket etme çağrısı yaptı. Özellikle yaklaşan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimlerine dikkat çeken Karancı, başkan adaylarının projelerinin yanı sıra kent adına somut adımlar atmasının da önemli olduğunu belirtti. Karancı, çağrısını şu sözlerle dile getirdi: “Meslek odası olarak bizler kamu yararını ve yerbilimsel gerçekleri savunmak adına her zaman en ön safta yer aldık, elimizi taşın altına koymaktan hiçbir zaman çekinmedik. Ancak bu mücadele tüm kentin sınavıdır.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimi yaklaşırken sokakta, kulislerde herkes ‘ATSO ne yapıyor?’ diye soruyor. ATSO başkan adayları projelerini ardı ardına açıklıyor, vizyon yarıştırıyor. İşte size kente gerçek bir vizyon ve samimiyet fırsatı: Gelin, bu kent için tarihi ve somut bir adım atın! İhaleye girin, bu alanı, sahiplenin! Bedelin dörtte biri peşin, kalan tutar iki yıla kadar taksitlendirilebiliyor. Alın size tarihi bir fırsat! ATSO kurumsal gücünü, mali kudretini ve imkanlarını ortaya koysun; bu rant oyununu bozsun. Antalya Büyükşehir Belediyesi de bu hamleye kurumsal desteğini versin.”
“BU KENT SAHİPSİZ DEĞİLDİR!”
Antalya’da doğal alanların korunması için kurumların geçmişte de bir araya geldiğini hatırlatan Karancı, Zeytinpark örneğini gündeme getirdi. Falezler için de benzer bir dayanışmanın sağlanması gerektiğini ifade etti. Karancı, açıklamasının sonunda şu sözlerle kararlılık mesajı verdi: “Bu kent sahipsiz değildir; hafızası da tecrübesi de vardır. Dün Zeytinpark örneğinde nasıl Antalya Ticaret Borsası ve kurumlar bir araya gelip doğasına sahip çıktıysa, bugün de aynı kararlılıkla sorumluluk alma günüdür. Falezler doğanın eseridir, kentin tapusudur; satılık değildir! ‘Satarım ha!’ demek kolaydır; bu kentin jeolojik mirasına, tarihine ve geleceğine sahip çıkmak cesaret, akıl ve sorumluluk ister. O sorumluluğun takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
HABER: SİBEL YEŞİL




