Antalya

“Anne iyileşeceksin, değil mi?”: Antalya’da kalpleri ısıtan nakil hikayesi

Antalya’da yıllarca diyaliz tedavisi gören Fatma Aydın Dönmez, Sevgililer Günü’ne eşinin bağışladığı böbrekle adeta yeniden doğmuş gibi giriyor. Dönmez, nakil sürecini anlatırken 8 yaşındaki kızlarının ameliyat öncesi kendisine, "Anne bir gün iyileşeceksin değil mi?" diye sorduğunu belirtti. Dönmez, "Eşimin bana karşı olan sevgisi, fedakârlığı, saygısı hayatımın devam etmesini sağladı" dedi.

Dönmez’in sağlık yolculuğu, bacaklarındaki ağrıyla başladı. Hastanede yapılan tahlillerde böbreklerinde sorun olduğu belirlendi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bölümü’nde yapılan detaylı tetkiklerin ardından Dönmez’e yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Hamilelik döneminde böbrek fonksiyonları daha da kötüleşen Dönmez, doğum sonrası diyaliz tedavisine başladı ve uzun yıllar makineye bağlı bir yaşam sürdü.

YILLARCA BEKLEDİLER AMA UMUT KESİLMEDİ

Nakil sürecini anlatan Dönmez, diyalizin hem fiziksel hem psikolojik olarak çok yıpratıcı olduğunu vurguladı. Organ bağışının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "44 yaşındayım. Yaklaşık 9 yıllık evliyiz. İlk önce bacağımdaki ağrı nedeniyle hastaneye başvurdum. Ayağım uyuşmaya başlamıştı. Yapılan tahlillerde böbreklerde ciddi sıkıntı olduğu söylendi. Acil nefrolojiye yönlendirildik. O bölüme girdikten sonra bir daha çıkamadım. Biopsiler, tahliller derken yüksek tansiyona bağlı böbrek yetmezliği teşhisi kondu. Tedavi altına alındım. Ardından hamilelik süreci başladı. Doğumla birlikte böbreklerim tamamen iflas etti. Diyaliz süreci başladı. Beş yıl boyunca organ bağışı bekledik ama ne yazık ki uygun organ bulunamadı."

EŞİNİN SEVGİSİ HAYAT VERDİ

Uzun yıllar beklenen naklin ardından eşinden yapılan nakil sayesinde sağlığına kavuşan Dönmez, duygularını şu sözlerle ifade etti:

"Eşim bu konuda hep çok ısrarcıydı. Biraz daha bekleyelim, belki organ bağışından bir haber gelir diyordum. Ama gelmeyince başka çaremiz kalmadı. Eşimin bana karşı olan sevgisi, fedakârlığı ve saygısı hayatımın devam etmesini sağladı. Ona minnettarım. Ama keşke bu fedakârlık gerekmeseydi. Keşke bir organ bağışıyla gerçekleşseydi. Ameliyata girerken beni uğurlaması bile benim için yeterliydi. Toprağa gidecek bir organın, başka bir bedende hayat bulması elbette çok daha anlamlı olurdu. Toplumda organ bağışı bilincinin artmasıyla bu farkındalığın güçleneceğine inanıyorum. Sevgi ise her şeyin en büyük gücü. Sevgi ve saygı, hayatın önünde gelen en kıymetli değerler. Eşim organını verse de vermese de ben onu her şeyden önce çok seven ve değer veren biriydim. Benim için o, rüyalarımın insanıydı."

KÜÇÜK KIZIN DUYGUSAL SORUSU

Nakil sürecinde ailenin en çok etkilendiği kişinin 8 yaşındaki kızları olduğunu ifade eden Dönmez, ameliyat öncesi yaşadıkları duygusal anları şöyle paylaştı: "En zor olan çocuğumdu. Ameliyat öncesinde bana ‘Anne bir gün iyileşeceksin değil mi?' diye soruyordu. Benim için dua ediyordu. Ameliyatın ardından kızımın ‘Anne, artık iyileştin, sağlıklısın değil mi?' dediğini duydum ve gözlerindeki sevincin ışığını gördüm. Onunla birlikte ben de mutlu oldum."

EŞİNİN FEDAKARLIĞI HER ŞEYİN ÜZERİNDE

Süreçte eşinin verdiği kararı anlatan Deniz Dönmez ise şunları söyledi:

"9 yıllık evliyiz. Aynı yerde çalışıyoruz, kendi emlak ofisimiz var. Süreç bizim için gerçekten çok zordu. Sevdiğiniz bir insanın gözünüzün önünde erimesi çok ağır bir duygu. Uzun süre organ naklini bekledik. Sonunda doktorlarımız ‘Sen verici olabilirsin' dedi. Hayatımı paylaştığım kişiyle organımı da paylaşmam benim için çok doğal. Ancak herkes bu sürece aynı duyarlıkla yaklaşmıyor. Oysa organ nakli, bir hayatı kurtarmak demek. Bir çocuğun annesine, bir eşin sevdiğine, bir ailenin babasına yeniden kavuşması… İnsanlar bunun ne anlama geldiğini bilse, organ bağışına çok daha fazla destek verir diye düşünüyorum."