Antalya’nın Alanya ilçesinde tatil yapan İsviçre’de yaşayan Fatma Dilek Kırkbunar ile İsviçre vatandaşı arkadaşı Morena Marie Opprecht, rahatsızlanmaları üzerine özel bir hastanenin acil servisine başvurdu. İki hastaya uygulanan muayene, kan tahlili, serum ve ilaç tedavisi için kişi başı 646,72 euro olmak üzere toplam 1.293 euro, yaklaşık 71 bin TL tutarında fatura düzenlendiği öne sürüldü. Ücretin yüksek olduğunu savunan iki genç kadın, hastane yönetimine yaptıkları itirazdan sonuç alamayınca Sağlık Bakanlığı ve CİMER’e başvurdu.

TATİL SIRASINDA RAHATSIZLANDILAR
İsviçre’de yaşayan Fatma Dilek Kırkbunar ile İsviçre vatandaşı arkadaşı Morena Marie Opprecht, Alanya’da tatil yaptıkları sırada 29 Temmuz günü saat 23.50’de halsizlik, bulantı, baş dönmesi ve güneş çarpması şikayetleriyle Başkent Üniversitesi Alanya Uygulama ve Araştırma Merkezi Acil Servisi’ne başvurdu.
Her iki hastaya acil servis muayenesi yapılırken, serum tedavisi, rutin kan tahlilleri ve ilaç uygulaması gerçekleştirildi. Aynı gece taburcu edilen iki hasta adına ayrı ayrı 646,72 euro, toplamda ise 1.293 euro tutarında fatura düzenlendi.

“İSVİÇRE’YE GÖRE BİLE ÇOK PAHALI”
Ücretin yüksek olduğunu savunan Fatma Dilek Kırkbunar, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Biz arkadaşımla birlikte kaldığımız otelde rahatsızlandık. Sağlık durumumuz iyi değildi. Alanya’da tatil yapıyorduk. En yakın hastaneye gittik, acile giriş yaptık. Kayıt yapıldı. Bizden sigorta kartımız istendi. Kayıt sırasında kişi başı 210 euro muayene ücreti aldılar.”
Kan tahlilinin ardından kendilerine serum takılacağının söylendiğini belirten Kırkbunar, şöyle devam etti: “Kan alındıktan sonra tekrar kayıt yerine gittik. Orada tekrar 440 euro ödedik. Ben 210 euro ödemenin sebebini sorduğumda bunun kayıt parası olduğu söylendi. 440 euroyu ise serum için aldılar. İsviçreli arkadaşım da bunun İsviçre’ye göre bile çok pahalı olduğunu söyledi. Arkadaşımla tatile gelmiştik, mağdur olduk ve gerekli yerlere başvurularımızı yaptık.”

ÜCRET İTİRAZI SONUÇSUZ KALDI
İki genç kadın, hastane yönetimine ücretlendirmeye ilişkin yazılı itirazda bulundu. Ancak kendilerine uygulanan fiyatlandırmanın normal olduğu yönünde bilgi verildiğini öne sürdü. Ödedikleri tutarın yüksek olduğunu savunan Kırkbunar ve Opprecht, konuyu Sağlık Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) taşıdı.
HASTANEDEN HUV TARİFESİ AÇIKLAMASI
Konuya ilişkin hastaneden yapılan yazılı açıklamada, verilen sağlık hizmetlerinin ücretlendirilmesinde Türk Tabipleri Birliği’nin Hekimlik Uygulama Veri (HUV) tabanı fiyat tarifesinin kullanıldığı belirtildi. Açıklamada, her sağlık hizmeti için işlemin zorluk derecesine göre belirli bir birim bulunduğu ifade edilerek, uygulanan işlemin ücretinin HUV listesindeki birimin ilgili ilin yıllık TTB katsayısıyla çarpılması ve buna yüzde 10 KDV eklenmesiyle hesaplandığı kaydedildi.
“BELİRLENEN TUTAR TABAN FİYATTIR”
Hastanenin açıklamasında, hesaplanan tutarın taban fiyat olduğu ve bunun altına inilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Bulunan bu değer taban rakam olup, altına inilemez ancak verilen hizmetin kalitesi doğrultusunda katsayı artırılabilir. Yüksek teknoloji ekipman, acilde uzman hekim değerlendirmesi, tercümanlık ve birebir danışmanlık hizmeti gibi unsurlar fiyatlandırmada etkili olabilir.” Açıklamada ayrıca, HUV tarifesinde muayenenin yapıldığı saat ve günün tatil olup olmamasına göre farklı birimlerin bulunduğu bildirildi.





