10 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen alanlarda yapılaşma ve ikamet kısıtlamaları gündeme geldi. Ancak Kılıç, heyelan raporlarındaki farklı değerlendirmelere dikkat çekerek mahalle sakinlerinin geleceğine ilişkin kaygıları dile getirdi. Bölgedeki geçmiş taş ocağı girişimleri de kararın gerekçesine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
PATLATMALI TAŞ OCAĞI PROJELERİ GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ
Hisarçandır’da patlatmalı taş ocağı projesi için yürütülen ÇED süreci Temmuz 2025’te iptal edildi. Konyaaltı’nın Hacısekililer bölgesinde ise yeni taş ocağı girişimleri de gündeme geldi; bazı projeler ilgili kurumların olumsuz görüşleri sonrasında ilerleyemedi. Ormanlar, su kaynakları, tarım alanları ve Likya Yolu çevresindeki doğal yaşam, bölgedeki tartışmaların odağında yer aldı.
“MAHALLELERİMİZİN RANTA AÇILMASINA RAZI OLAMAYIZ”
Kılıç, mahallelerin boşaltılması ve doğal alanların zarar görmesi ihtimaline tepki göstererek, “Mahallelerimizin boşaltılarak ranta açılması, doğasının talan edilmesine razı olamayız” ifadelerini kullandı. Bölgedeki afet kararı ile taş ocağı girişimleri arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu gösteren kesinleşmiş bir bilgi ise henüz ortaya konulmuş değil. Resmî kararın gerekçesi heyelan riski olarak açıklanırken, mahalle sakinlerinin kaygılarının giderilmesi için afet sınırları, maden ruhsatları, ÇED dosyaları ve imar planlarının birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.




