17 Mayıs 2026 tarihinde saat 16.00 sıralarında Antalya'nın Döşemealtı ilçesi Organize Sanayi Bölgesi 1. Kısım 6. Cadde üzerinde kaza meydana geldi. Cafer S. yönetimindeki tır, iş yerinden çıkıp evine gitmek üzere motosikletiyle yola çıkan Batuhan Bebek (19) idaresindeki motosiklete çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle yola savrulan genç, tırın altında kalarak ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Batuhan Bebek'in hayatını kaybettiği belirlendi. Acı haberi alarak olay yerine gelen baba Dursun Bebek, oğlunun cansız bedenini görünce gözyaşlarına boğuldu. Gencin cenazesi, olay yerindeki incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Morgdaki işlemlerinin ardından Batuhan Bebek'in cenazesi, babası ve yakınları tarafından Döşemealtı'nda defnedilmek üzere teslim alındı. Olay sonrası gözaltına alınan sanık Cafer S., tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Şoför rahatsızlandı, otobüs elektrik direğine çarptı!
Şoför rahatsızlandı, otobüs elektrik direğine çarptı!
İçeriği Görüntüle

Durusmadaailegozyaslarinaboguldu

KURAL İHLALİ
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kaza tespit tutanağına da yer verildi. Tutanakta, tır sürücüsü Cafer S.'nin sağa dönüş sırasında sürücünün sağ şeride veya dönüşe ayrılmış şeride girmesine ilişkin kuralı ihlal ettiği belirtildi. Motosiklet sürücüsü Batuhan Bebek'in ise meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı kaydedildi. İddianamede, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ölü muayene tutanağına da yer verildi. Tutanakta, Batuhan Bebek'in kazada başına ve vücuduna aldığı ağır darbeler, çok sayıda kemik kırığı ve büyük damarlarının zarar görmesine bağlı kanama nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi.
Sanık ifadesinde, olay tarihinde kazadan önce dönüş için sinyal verdiğini hatırladığını, olay sırasında herhangi bir çarpma ya da sürüklenme sesi duymadığını, dönüşünü tamamladıktan sonra sağ aynadan motosikleti yerde yatar vaziyette gördüğünü ve durup kontrol ettiğini söyledi. Cafer S., dönüş yaptığı sırada aynalardan arka tarafı kontrol ettiğini ancak herhangi bir araç ya da motosiklet görmediğini savundu.
İddianamede, şüphelinin sevk ve idaresindeki 20 FZ 303 plakalı araçla trafikte seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve Batuhan Bebek'in ölümüne taksirle neden olduğu belirtilirken, 'taksirle ölüme neden olma' suçundan cezalandırılması talep edildi.

OLAYI ANLATTI
Batuhan Bebek'in ölümüne neden olduğu gerekçesiyle tutuklu olarak yargılanan Cafer S.'nin davasında ilk duruşma Antalya 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya taraf yakınları, sanık yakınları ve avukatlar katıldı.
Sanık Cafer S., olay gününe ilişkin savunmasında Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan bir firmaya süt getirdiğini belirterek, "Yük boşaltma işleminin ardından kantar noktasına gitmek üzere hareket ettim. Güzergahım üzerinde sağa dönüş yapmam gerekiyordu. Bu nedenle önce sağ sinyalimi vererek sağ tarafa geçtim. Ardından sola sinyal verip sola yöneldim, sonrasında tekrar sağ sinyalimi vererek sağ taraftaki girişe yöneldim. Girişe yaklaşırken geniş açıyla sağa manevra yaptım. Manevra sırasında motosikleti fark etmedim, görüş alanımda herhangi bir motosiklet yoktu. Dönüşümü tamamladıktan sonra motosikletin ön tekerleğin altında, yerde olduğunu gördüm. Bunun üzerine tırı hemen durdurdum. Aşağı inince motosikletin yaklaşık 7-8 metre sürüklendiğini anladım. Tırın kör noktasında kaldığını düşünüyorum. Kullandığım tır yaklaşık 17,5 metre uzunluğundaydı" diye konuştu.

“ÇARPTIĞINDA DURMUŞ OLSAYDI…”
Maktulün babası Dursun Bebek ise duruşmada sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi. Baba Bebek, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek, "Sanık, motosikleti görmediğini söylüyor ancak çocuğumun kafasında kaskı vardı. Çocuğum yaklaşık 10-15 metre sürüklenmiş. Sanığın sesi duymadığını belirtmesi de kabul edilebilir değil. Yaklaşık 60 metre uzaklıktaki güvenlik görevlisi sesi duyarken, sanığın bunu duymamış olması hayatın olağan akışına uygun değildir. Sanık ilk çarptığı anda durmuş olsaydı olay bu noktaya gelmeyecekti, çocuğum bugün hayatta olacaktı. Sanığın sosyal medya hesabına baktığımda, seyir halindeyken videolar çektiğini ve bu videoları paylaştığını gördüm" ifadelerini kullandı.
Duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan anne Hilal Bebek ise mahkeme başkanına seslenerek, "Ben çocuğumu 19 yıl ne emeklerle büyüttüm, siz de annesiniz" dedi.
İfadelerin ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme hakimi ise sanık Cafer S.'nin eyleminin 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçunu oluşturduğuna hükmederek, sanığın 4 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi.

“KAYBETMEYEN ANLAYAMAZ”
Kararın ardından maktulün ailesi ve avukatı açıklamalarda bulundu. Baba Dursun Bebek, adalete güvendiklerini belirterek, "Adalete güvendik, bundan sonra da güvenmeye devam edeceğiz. Allah kimsenin başına böyle bir acı vermesin. Bir daha böyle kazaların yaşanmamasını diliyorum. Çocuk acısı çok ağır bir acı. Bir ailenin yaşadığı ıstırabı ancak evladını kaybeden bilir, kaybetmeyen anlayamaz" dedi.

Gencinhayatinikaybettigikazayailiskindavadakararaciklandi

“ALLAH KİMSEYE EVLAT ACISI YAŞATMASIN”

Acılı anne Hilal Bebek ise oğlunun yokluğuna alışamadığını belirterek, "Evlat acısı çok zor, ateşi hâlâ içimde. O daha 19 yaşındaydı. Evin içinde her yerde onu görüyorum, gözümün önünden gitmiyor. Yaşıyor muyum, yaşamıyor muyum belli değil. Çok zorluklarla büyüttüm evladımı. Ben onunla anne oldum, onunla büyüdüm. Bir anne olarak çocuğumla ilgili çok büyük hayallerim vardı. İşten geldiğinde yanağımdan öperdi. Hâlâ ölmedi diyorum. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın" sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi.
“BUNDAN SONRA DA BU SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Ailenin avukatı A. Bekir Keser de dava sürecinde yeniden alınan Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın asli kusurlu bulunduğunu belirterek, "Dava sürecinde yeniden alınan adli tıp raporunda da sanığın asli kusurlu olduğu tespit edildi. Olayda tek kusurlu kişinin sanık olduğu ortaya konuldu. Mahkeme heyeti de dosyaya oldukça hakimdi. Sanık her ne kadar basit taksir kapsamında yargılansa da mahkeme hükmü bilinçli taksir üzerinden kurdu. Önümüzde muhtemelen bir istinaf süreci var. Bundan sonra da bu sürecin takipçisi olacağız" diye konuştu.

Kaynak: İHA