Antalya’da düzenlenen 5. Antalya Diplomasi Forumu’nun ilk gününde konuşan ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack diplomatların; kurşunları, füzeleri, roketleri ve silahları engelleyen diyaloglar, konuşmalar, cümleler oluşturmak için orada bulunduğunu söyledi. Barrack, Suriye için ise "Suriye, şaşırtıcı bir şekilde, sahip olduğumuz en büyük deneylerden biri ve yeni diplomasinin, olay odaklı diplomasinin en büyük örneklerinden biri oldu" ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) teması, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" olarak belirlendi.

Beşinci Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026), 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Forumun ilk gününde ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas J. Barrack açıklamalarda bulundu.
“SON DERECE ÖNEMLİ 2 GÜN”
Barrack, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizler arasında diplomasinin önemine değinerek, "Bu, dünyanın dört bir yanında yaşanan dramatik ve travmatik olayların arasında bir hediye. Bu nedenle, kendilerinden her gün bir şeyler öğrendiğim bu diplomatlar; kurşunları, füzeleri, roketleri ve silahları engelleyen diyaloglar, konuşmalar, cümleler oluşturmak için oradalar. Bu yüzden bunun son derece, son derece önemli iki gün olduğunu düşünüyorum" dedi.
Dünyada kafa karıştırıcı ve karmaşık birçok başlık bulunduğunu ifade eden Barrack, "Bu yüzden burada olmaktan, dinlemekten, öğrenmekten ve eğer yapabilirsem küçük küçük yardımcı olmaktan heyecan duyuyorum ve mutluluk duyuyorum" diye konuştu.

YENİ DİPLOMASİ VURGUSU
Suriye’ye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack, "Suriye, şaşırtıcı bir şekilde, sahip olduğumuz en büyük deneylerden biri ve yeni diplomasinin, olay odaklı diplomasinin en büyük örneklerinden biri oldu. Değil mi neredeyse hiç kimsenin öngörmediği ya da beklemediği kuantum bir sıçrama; içinde bölgeden, Amerika’dan, müttefiklerden ve kendi kendisini arayan bir kültürden iş birliği gördüğünüz bir durum" ifadelerini kullandı.
“HARİKA BİR ÖRNEK”
Orta Doğu’daki toplumların ortak bir arayış içinde olduğunu dile getiren Barrack, "Orta Doğu’daki herkes aynı şeyi arıyor: hoşgörü, saygı, alçakgönüllülük, anlayış. Ama bu, aileyle başlayarak geliyor, sonra toplumdan, sonra kabileden, sonra dinden ve en sonunda milletten geliyor" dedi.
"Suriye, bizim deney yapmamız için bir laboratuvarın harika bir örneği"
Barrack, açıklamasının devamında, "Bu yüzden Suriye’nin, bizim deney yapmamız için bir laboratuvarın harika bir örneği olduğunu düşünüyorum. Diyalog ve iş birliği işe yarayabilir mi? Şimdiye kadar oldukça iyi bir iş çıkarıyor" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani ise, “Biz, bu düşmanlığın sona erdirilmesine son derece bağlıyız. Ve bizim baktığımız şey, bölgedeki bu savaşın bütünüyle sona erdirilmesidir. Bu da uzun yıllardır bizim politikamızdır. Pakistanlılarla ve Amerikalılarla ateşkesi kabul etmeleri yönünde görüştüğümüzde, bunun bölgenin her yerini kapsaması gerektiğini söyledik. Bu da Lübnan'dan Kızıldeniz'e kadar İran'ın bu savaşı sona erdirme konusunda ne derece kararlı olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
“BU KISIR DÖNGÜ SONA ERMELİ”
Geçici ateşkese karşı olduklarını ifade eden Bagheri Kani, "Biz geçici herhangi bir ateşkesi kabul etmiyoruz. Çünkü diplomasiyi tüketmek için diplomasinin kullanıldığı ve ardından yeniden savaş başlatıldığı bu kısır döngü sona ermeli. Bu, burada ve sonsuza dek bitmeli. Şu anda Tahran'da devam eden müzakereler, Mareşal Asimoni'nin yürüttüğü arabuluculuk da tam olarak bu hedefe ulaşmayı amaçlıyor" dedi.
Hürmüz Boğazı'na ilişkin de konuşan Bagheri Kani, "Biliyorsunuz ki Hürmüz Boğazı İran'ın karasularındadır. İran topraklarının bir parçasıdır. Ancak İran'ın kararıyla binlerce yıldır açıktı. Amerikalılar ve İsrailliler İran'a karşı bu saldırganlığı başlatarak, tüm bölgeyi boğmaya, İran'ı boğmaya ve savaş ekonomisini boğmaya karar verdiler. Küresel ekonomi de bunun bedelini ödüyor. Buna onlar karar verdi. Bu, sebepsiz bir saldırganlıktı, sebepsiz bir savaştı ve Amerikalıların tercih ettiği bir savaştı. Bu savaşı neden başlattıkları sorusuna cevap vermek zorundalar" şeklinde konuştu.
“BİZ BU BOĞAZIN SONSUZA KADAR AÇIK KALMASINA BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ”
İran'ın sorumlu bir aktör olduğunu söyleyen Bagheri Kani, "İran son derece kararlı ve sorumlu bir aktördür. Ve biz bu boğazın sonsuza kadar açık kalmasına büyük önem veriyoruz. Ancak yeni bir protokolün mutlaka benimsenmesi gerekir. Yalnızca güvenlik nedeniyle değil, güvenli geçiş hedefleri ve aynı zamanda sahip olduğumuz çevresel kaygılar nedeniyle de ortaya çıkan bu yeni durum bunu gerektiriyor" ifadelerini kullandı.
“HÜRMÜZ BOĞAZI SONSUZA KADAR BARIŞIN VE SÜKUNETİN BOĞAZI OLACAKTIR”
Savaşın tamamen sona ermesi ve İran'ın toprak bütünlüğü ile ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Bagheri Kani, "Eğer bu savaş bir kez ve sonsuza dek sona ererse ve Amerikalılar son derece adil, dengeli ve hakkaniyetli olan şart ve şartları kabul etmeye karar verir, maksimalist pozisyonlarını terk eder ve sahadaki gerçekleri kabullenirse; yani hiç kimsenin uluslararası hukuku ihlal ederek başka bir ülkeye karşı saldırı başlatamayacağını, İran'ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini kabul ederse, o zaman size temin ederim ki Hürmüz Boğazı sonsuza kadar barışın ve sükunetin boğazı olacaktır" dedi.



