Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği tarafından düzenlenen 11. Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi, Antalya'da başladı. Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen kongrenin basın toplantısında, akciğer sağlığına ilişkin güncel literatür, bilimsel çalışmalar ve son rehberler ışığında solunum sistemi hastalıkları tüm yönleriyle ele alındı. Kongrede, hem hekimlerin bilgi ve becerilerinin güncellenmesi hem de toplum sağlığının geliştirilmesine katkı sunacak başlıklar gündeme taşındı.

Saglikturizmikonferansi

“SOLUNUM HASTALIKLARI HEM ÜLKEMİZDE HEM DÜNYADA ÇOK SIK GÖRÜLMEKTE“

“Anne Taksi” Projesi Kemer’de ilk hizmetini verdi
“Anne Taksi” Projesi Kemer’de ilk hizmetini verdi
İçeriği Görüntüle

Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi 2026 Kongre Başkanı Prof. Dr. Gülistan Karadeniz, kongrenin hem mesleki gelişim hem de toplum sağlığı açısından önemli bir misyon üstlendiğini belirterek, "Bu yıl 11.'sini düzenlemenin büyük gururu ve heyecanıyla göğüs hastalıkları hekimlerimize yönelik bilgi paylaşımı, yenilikçi yaklaşımların güncellenmesi, pratik uygulamalar ile meslektaşlarımıza destek olmaya ve ülkemizdeki insanların akciğer sağlığını geliştirmeye gayret ediyor ve bunun mutluluğu ve sevincini yaşıyoruz. Solunum hastalıkları hem ülkemizde hem dünyada çok sık görülmekte ve başlıca morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır" sözleriyle hastalık yükünün boyutuna işaret etti.
Solunum hastalıklarının yaygınlığı nedeniyle göğüs hastalıkları uzmanlarının sorumluluğunun arttığını vurgulayan Karadeniz, "Bu nedenle göğüs hastalıkları hekimlerine binen yük her zamankinden daha da fazladır. Bu nedenle kongremizde göğüs hastalıkları hekimlerimizin bilimsel yenilikleri, tecrübelerini ve pratiklerini geliştirmeleri ve multidisipliner etkileşim ile bilgilerini güncellemeleri, toplumumuzdaki insanların akciğer sağlığının geliştirilmesi açısından çok önemli ve kıymetlidir" ifadelerini kullandı.

10 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR
Karadeniz, kongrede ele alınan başlıklara da değinerek, "Kronik obstrüktif akciğer hastalığı tüm dünyada yaklaşık yüzde 10 gibi sıklıkla görülmekte. Yani 10 kişiden birinde görülmekte ve dünya genelinde ve ülkemizde önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaktadır" dedi.
Akciğer kanserinin de hem kadınlarda hem erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türlerinden biri olduğunu belirten Karadeniz, "Akciğer enfeksiyonları hem kış aylarında artmakta, COVID'de gördüğümüz gibi her zaman akciğerleri tutarak mortaliteyi arttıran bir enfeksiyondur. Bu nedenle hem akciğer enfeksiyonlarındaki hem KOAH'taki hem akciğer kanserindeki tedavi yaklaşımlarının meslektaşlarımıza iletilmesi çok kıymetlidir" dedi. Karadeniz, kongreye 15 uluslararası bilim insanının çevrim içi ve yüz yüze katkı sunduğunu, Türkiye'den de 200'e yakın bilim insanının toplantılarda yer aldığını da sözlerine ekledi.

Insansagligianlatildi

“VİZYON KONGRESİ”
Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği'nin ilk kadın genel başkanı Prof. Dr. Gamze Kırkıl ise kongrede hem göğüs hastalıkları hem de göğüs cerrahisine ilişkin kapsamlı oturumların yer aldığını söyledi. Kırkıl, "Biz kongremizde hem göğüs hastalıkları hem de göğüs cerrahisi ile ilgili oturumlara yer veriyoruz ve toplumda çok sık karşılaşılan astım, KOAH, akciğer kanseri ya da akciğer sertleşmesi gibi hastalıkların özellikle tanıları, tedavileri, takipleri nasıl yapılacak, bunlarla ilgili bilgiler vereceğiz" dedi.
Kongrenin eğitim yönünün de güçlü olduğunu vurgulayan Kırkıl, "Bu sadece aslında bir kongre değil, bilimsel bir kongre değil. Aynı zamanda vereceğimiz eğitimle aslında asistanlarımız, uzmanlarımız sahaya döndükleri zaman topluma çok daha iyi bir hizmet verecekler. Dolayısıyla bizim için aynı zamanda bir vizyon kongresi olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuştu.

113 OTURUM, 190 SÖZLÜ BİLDİRİ, 322 POSTER BİLDİRİ
Uluslararası Katılımlı Akciğer Sağlığı Kongresi 2026 Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Özlem Erçen Diken de kongrenin bilimsel programına ilişkin bilgi verdi. Diken, "Göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi alanında tanı, tedavi ve günlük pratiğe yönelik bilgi birikiminin arttırılması, güncel gelişmelerin paylaşılması ve mesleki etkileşimin güçlendirilmesi amacıyla son derece zengin ve kapsamlı bir bilimsel programa ev sahipliği yapıyoruz" dedi.
Diken, kongrenin ilk gününde teorik bilgilerin güncellenmesi ve pratik becerilerin geliştirilmesine yönelik 11 farklı konuda kurs gerçekleştirildiğini belirterek, "İzlenen günlerde ise bilimsel program, konferanslar, uydu oturumları, olgu konseyleri, yuvarlak masa, atölye çalışmaları ve asistan odaları ile çok yönlü bir biçimde sürecektir" diye konuştu. Kongre boyunca toplam 113 oturum planlandığını kaydeden Diken, 32 sözlü bildiri oturumunda 190 sözlü bildiri, 16 elektronik poster oturumunda ise 322 poster bildirinin bilim dünyasıyla paylaşılacağını söyledi.

“BU HAKKIMIZI KORUMAK ZORUNDAYIZ”
Akciğer Sağlığı ve Yoğun Bakım Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Tevfik Özlü ise konuşmasında hava kirliliğinin akciğer sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Temiz hava solumanın temel bir hak olduğunu vurgulayan Özlü, "Nefes almanın da temiz bir hava solumak amaçlı olduğunu biliyoruz. Temiz hava soluma özgürlüğü her insanın doğuştan gelen bir hakkıdır ve bu hakkımızı korumak zorundayız. Akciğerlerimiz dışa açık organımız, her dakika hepimiz, tüm insanlık ortalama 10 litre havayı akciğerine alır ve tekrar geri verir" ifadelerini kullandı.
Özlü, dış ortam hava kirliliğinin kentleşme, sanayileşme, motorlu taşıtlar, endüstriyel faaliyetler, inşaatlar ve orman yangınları gibi pek çok nedene bağlı olarak ortaya çıktığını belirterek, bu kirli havanın içinde bulunan zararlı gazların ve ince partiküllerin solunum sistemi başta olmak üzere tüm vücut üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdiğini anlattı. Özlü, hava kirliliğinin kısa vadede burun tıkanıklığı, hapşırık, geniz akıntısı, boğazda ve gözlerde yanma, öksürük, nefes darlığı ve hırıltı gibi şikâyetlere yol açabildiğini, uzun vadede ise KOAH, astım ve alerjik hastalıkların gelişimine zemin hazırlayabildiğini kaydetti. Özlü, bu yönüyle hava kirliliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.
“HAVA KİRLİLİĞİ GÖRÜNMEZ BİR TEHDİTTİR”
Kapalı alanlardaki iç ortam hava kirliliğinin de en az dış ortam kadar önemli olduğunu vurgulayan Özlü, evlerde kullanılan yakıtlar, sigara dumanı, sentetik malzemeler, küf, rutubet ve ev tozu akarlarının ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Özlü, "O açıdan bu hava kirliliği görünmez bir tehdittir. Çoğu zaman farkına varmadığımız, önemsemediğimiz bir durumdur" diyerek, özellikle kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılması gerektiğini dile getirdi.

HAVA KALİTESİNİ BOZUYOR
Prof. Dr. Tevfik Özlü, küresel ısınmanın da akciğer sağlığı açısından göz ardı edilmemesi gereken bir başlık olduğunu belirterek, "Biliyorsunuz insanoğlunun ortaya çıkardığı sera gazları dediğimiz bir takım gazlar karbonmonoksit gibi, metan gibi bazı gazlar küresel ısınmaya yol açıyor ve bu küresel ısınma da hava kalitemizi bozuyor. Küresel ısınma, hem susuzluğa, kuraklığa hem tarım sektöründe bozulmalara da yol açar. Birçok alerjinin yoğunluğunu arttırabilir. Özellikle polen mevsiminin uzamasına ve havadaki polen yoğunluğunun artmasına neden olabilir. Bazı hava kirleticilerin yoğunluğunda artışa neden olarak yine de soluduğumuz havanın kalitesini bozabilir. Hava kalitemizin korunması için dış atmosfer havasının kalitesinin korunması için hepimizin duyarlı olması gerektiğini ifade ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA